Kaybetmenin de Bir Onuru Var

Bazı savaşlar kaybetmek için vardır, bir boksör maça bazen kaybedeceği için çıkar, bir futbol takımı ilk maçında fark yediği takıma karşı, rövanşında tekrar sahaya çıkmak zorundadır ya da bir insan kaybedeceğini bilse bile bazı şeyleri yapmaya, sürdürmeye veya ısrar etmeye devam eder. Çünkü kaybetmenin de bir onuru vardır.

Savaşarak kaybetmek, kaybetmelerin en azizidir. Sonucu ne olursa olsun mücadeleyi elden bırakmadan, inançla yapılan her savaş, kaybetmenin onurunu biraz daha fazla artırır. Düşmanlarıyla savaş alanında çarpışan bir komutanın, savaşın aleyhine seyrettiğini anlasa da kılıcı elinden bırakmamasıdır. Eğer komutan kılıcını bırakırsa tüm ordu arkasına bakmadan kaçacaktır.

Bir futbol takımı, karşısındaki takım her ne kadar güçlü olursa olsun, o sahaya çıkmalıdır. Çünkü o takımın en azından belirli bir taraftarı ve izleyeni vardır. Kurallar bile bunu istemiyor. Maça çıkmamanın da belirli bir cezası, yaptırımı var.

Hayatta bazı şeyleri kaybedersiniz, buna çözüm yoktur. İşinizi, okulunuzu, eşinizi hatta ailenizi. Bunlara çare yoktur, kaybetmişsinizdir bir kere. Ama tüm bunlara rağmen hayata sımsıkı tutunmak onurunuzu biraz daha güçlü kılacaktır. Herkes dibe vurur, diplerde bir hayat sürer ama siz, savaşarak oradan çıkmayı başarırsanız, hayata karşı bir duruşunuz var demektir. En fazla yüz yıllık ömür sürdüğümüz şu dünyada, insan biraz da onuru için yaşamalı. Kazanırken de kaybederken de insan onurunu göz ardı etmemeli bence.

Kaybetmek, hiç şüphesiz iyi bir kazanım değildir. İnsan bir şeyleri kaybedince, kendinden bir şeylerin eksildiğini fark eder. Bunlardan en önemlisi inançtır. İnsan her şeyden önce inancını kaybeder, sonra heyecanını. Bu silsile halinde devam eder ve sonunda hayatın boş olduğu kuruntusuna kapılır, bu kapılmanın çaresi yok. Girdap gibi ne kadar çok derseniz o kadar dibe batarsınız.

O yüzden insan kaybederken de onurunu yere sermemeli. Kaybedeceği bir savaşa, mağlup olacağı bir maça, kazanamayacağı bir düelloya yine de çıkması gerekir insanın. Çıkıp mağlup olmak, çıkmamaktan çok daha iyidir.
Hoşçakalın