Kelimelerle Aramız

Hayatta herkesin sıklıkla kullandığı kelimler var. Tabi, evet, doğru, haklısısın veya katılıyorum gibi onay cümlelerinin yanında pek çok sıfat, isim ya da özel bir anlama sahip kısaltmalar kullanılır. Kelimeler insanların birer kimliğidir. Ve insan kullandığı kelimelerle kimliğini gerçekleştirir. Türkiye’de ortalama konuşulan kelime sayısı 200-300 arası. Bu insanlarımızın ne kadar az kelimeyle konuştuğunu göstermesinin yanı sıra başka başka önemli konuları ve tespitleri de bizlere yansıtıyor.

Kitap okumama veya benzer içerikli kitap okuma, çok televizyon izleme gibi nedenlerden dolayı Türk insanı normal seviyelerin altında bir kelime kullanımıyla hayatlarını devam ettiriyor. Ortada şu gerçek var ki farklı kelimleri kullanmaya insanlarımız gerek duymuyor. Haliyle kısıtlı kelimelerle bir şeyleri anlatırken buluyoruz kendimizi. Bu hiç kuşkusuz yabancı dil öğreniminde de karşımıza çıkıyor. Basic seviyesinde İngilizce konuşuyoruz. Kulüp başkanlarından tutun bürokratlara kadar bu böyle.

Az kelime kullanımı, sadece yukarıda anlatılanlar kadar basit sonuçlar değil aksine çetrefilli ve içinden çıkılmaz bir sonuçlar zinciri oluşturuyor. Şöyle ki karşı tarafla anlaşabilmek için daha uygun kelime seçimi önemlidir. Kelime haznesi yetersiz olan bireylerde sorunu çözme, karşı tarafı inandırma ya da ikna etme, yatıştırma gibi yetenekler oldukça kısıtlıdır. Ve yine haliyle basit konular bile anlatılamıyor, çözülemiyor ve çözüme kavuşturulamıyor.

Her şeyden önce anlaşmak bizim için kutsiyet ifade eden bir erdem. İnsan ilk önce anlaşmayı bilmeli. Bu da yine hiç şüphesiz kelimleri iyi seçmekle, iyi söylemekle, yerinde söylemekle oluyor. Az bir kelime haznesiyle de bunu gerçekleştirmek bir hayalden ibaret.