Sevdiğiniz Kişinin Nefret Ettiğiniz Kişiye Dönüşmesi

Sevdiğiniz kişinin gözlerinizin önünde nefret ettiğiniz biri haline dönüşmesi kadar üzücü bir durum daha yoktur. İki şey insanı yaralar demişti şairin biri; ilki beklediği insanlardan gelmeyen ufacık bir ilgi, diğeri beklemediği insanlardan gelen saplantılı sevgi. Sevdiğiniz kişinin nefret edilen biri haline gelmesi ise iki şeyden daha çok ilki ile alakalı bir durumdur.

Karşılık bulma ilkesi diye bir teorinin geçersiz olduğunu, aslında boş bir uydurma, safsata olduğunu görür ve acı bir şahit olmayla karşı karşıya kalırsınız. Sevdiğiniz insan, bir anda nefret edilen bir kişiye dönüşür. Bir düşman, istenmeyen bir varlık, varlığı yokluğuyla eş biri olur gözünüzde. Etinizle kemiğinizle nefret edesiniz ondan.

Nefret, biraz da burukluk ile yoğrulmuştur. Ve bir tutam hayal kırıklığı. Nefret, ileri boyutlara ulaştığı anda, içinizde farklı bir şey oluşur. Aslında sevdiğiniz insandan nefret ediyorsanız, onu hala seviyorsunuz demektir. Yalnızca sevgi, ondan uzaklaşmaya gitmiştir. Onu hala seviyor ve ne kadar sevginizi hissettirmeseniz de onun mutluluğu bile sizi mutlu edebiliyordur. Neden nefreti tercih ederiz? Çünkü sevgiden daha güçlü olan tek şey nefrettir. Nefret kalbi ısıtır der Umberto Eco, bu aslında sevgiyle elde edilemeyen çıkarların nefretle elde edilmesine çabalamaktan başka bir şey değildir.

Velhasıl sevdiğiniz insandan nefret etmek, seven insan için müşkül duruma düşmek demektir. Bir yanı sevgidir, öbür yanı saf nefret. Bu ikisi arasında hep gelir gider. Sevgisini sorgular, onun gerçekten sevgiyi hak edip etmediğini sorgular. Unutur, unutmak ister, her yerden izini silmek ister ama cüzdanındaki fotoğrafını atmak istemez. O kalır ve böylece nefret dolu bir sevgi büyütmüş olur kalbinde, ihtiraslı bir sevgidir bu, nitekim zararlıdır.