Kral Çıplak Diyebilmek

Kral çıplak diyebilmek. Cümlenin kökeni aslında gerçek bir olaydan esinlenerek ortaya çıkmış ve şimdiki kullanımına kavuşmuştur. Vaktiyle bir kral kendisi için bir elbise dikilmesini emreder. Ama elbisenin gören her kişiyi etkiyecek kadar şaşalı olmasını ister. Elbise dikimi için görevlendirilen terzinin marifeti olsa gerek, krala bir elbise diker ama elbise kralın tüm hatlarını apaçık belli eden bir elbisedir. Terzi, elbiseye öyle bir hikaye yazmıştır ki kral bir an önce halkın karşısına çıkmak için sabırsızlanmıştır. Umuma açık bir alanda kral kendisini bekleyen mahşeri kalabalığı yeni elbisesiyle selamlar. Görenler şaşırır zira kralın üstünde hiçbir elbise yok gibidir. Halkın tuhaf bakışlarını yeni elbisesinin heyecanıyla anlayamayan kral, bir süre sonra halkın tuhaf bakışlarına anlam verememeye başlar. Kalabalık bir süre uğultulular arasında birbirlerine bir şeyler anlatırken sessizlik olur ve tam o esnada kalabalığın içerisinden ön taraflara, kralın bulunduğu yere kadar gelen bir çocuk, eliyle kralı işaret ederek: “Kral Çıplak!” der.

Sadece bu iki kelime, halkın kralın çıplak olduğunu söylemeye dilleri varmamasının sonu olmuştur. Artık kral da halk da kralın çıplak olduğunu biliyordur. Kalabalık arasından sıyrılan çocuk eğer “Kral Çıplak!” demeseydi halk belki de kralın çıplak olduğuna inanmayacaktı.

Cümlenin hikayesi bu şekilde. Kral çıplak diyebilmek, aslolan şey. Ne olursa olsun, ne durumda kalınırsa kalınsın gerçekleri söylemek temalı bu hikayede bizleri rahatsız eden bir şey söz konusu. Zira saf ve temiz; aynı zamanda masum bir çoçuğun dile getirdiği gerçeği o alanda toplanan hiçbir insan söylemeyecekti. Kral tüm şaşalı ve şatafatlı havasıyla kendisine göre dünyanın en güzel elbisesini tanıtmış olacak ve kendi doğrusuna inanarak yaşamına devam edecekti.

Tema, aynı zamanda “gerçeği kendine saklamak yalan söylemek kadar kötüdür” düsturunun da en önemli hatta ilk açık ifadesidir.

Kral çıplak diyebilmek, realist olabilmek, dürüst kalabilmek ve taraf tutmamaktır. Futbol yorumcularından tutun ülke siyasetçilerine kadar hemen hemen her kesimden insanın yapmakla mükellef olduğu bir şeydir aslında. Ve aslında, kral çıplak diyebilmek zamanın değil hakikatın adamı olmaktır.

“Zamanın değil hakikatın adamı” bir çocuğun gerçeği söylemesiyle tepetaklak olan kral ve silkelenip kendine gelen halkın gerçeği anlaması/teyit etmesi, düsturun eksik ama doğru bir parçasıdır. Eksik olan parça, alanda toplanan halktan “bir çocuk” haricinde hiçbirinin gerçeğe ses çıkarmaması.

Hikayenin doğru ya da yanlış olup olmadığı her ne kadar şaibeli olsa da verilmek istenen mesaj nettir. Buradaki kral figürü ise oldukça önemli. Zira kral, mutlak otorite ve karşı gelindiğinde cezanın ölüm gibi kesin bir sonuç olduğunu temsil eden bir gerçeklik. Buradaki çocuk figürü de yine oldukça önemli. Zira masumluğu ve açık sözlülüğü en güzel şekilde temsil ve tasvir ediyor.