Medeni Kanunun 6. Maddesi: Müddei İddiasını İspatla Mükelleftir

Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir nedir ve ne anlama geliyor? Medeni Kanunun önemli maddeleri arasında yer alan bu madde ne anlama geliyor? Daha önceki yazılarımızda çeşitli hukuk terimlerinden söz etmiştik. Bu yazımızda ise kısaca ”müddei, iddiasını ispatla mükelleftir” sözünden söz edeceğiz.

Müddei İddiasını İspatla Mükelleftir Ne Demek?

Medeni Kanun’da ispat, “İspat Kuralları” başlığında madde 6 ve madde 7 ile sabitlenmiştir. Buna göre:

I. İspat yükü

Madde 6.– Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.

II. Resmi belgelerle ispat

Madde 7.- Resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur.

Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, her hangi bir şekle bağlı değildir.

Müddei iddiasını ispatla mükelleftir kaidesi, Mecelle’ye dayanmaktadır. Mecelle’de söz konusu kaide şöyledir: “Beyyine müddei için ve yemin münkir üzerinedir.”

Yani söz konusu bu kaide, bir kişinin herhangi bir sebepten ötürü bir başka kişiyi hukuki olarak suçlayabilmesi ya da o kişi için hukuk nezdinde bir dava açabilmesi için iddiasını kanıtlamak zorundadır. Örneğin bir kişinin hırsız olduğunu iddia ediyorsanız o kişinin hırsız olduğuna dair bir kanıt ortaya koymak zorundasınız.

Ancak bu maddenin aleyhine bir hüküm daha bulunmaktadır. Bu da ”kanıtın yokluğu yokluğun kanıtı değildir” sözüdür ancak bunun Türk hukukunda bir geçerliliği söz konusu değildir.

Müddei ve İddia Kelimeleri Üzerine

İddia ve müddei kelimeleri dilimize Arapça’dan geçmiştir. İddia, ortaya atılan bir sav, öneri ya da görüş anlamına gelirken müddei ise iddiayı ortaya atan kişi anlamlarına gelmektedir. Bu iki kelime arasındaki ilişki ilim, muallim veya kitap, mektup kelimeleri arasındaki ilişkiye benzer.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir