Medeniyetler Çatışması Nedir?

Amerikalı siyaset bilimci Samuel Huntington‘ın 1993 yılında Foreign Affairs dergisinde yayınlanan ”Medeniyetler Çatışması mı?’ isimli makalesi, dünya siyasetinin artık devletlerden ziyade, ”insan toplumlarının en üst düzeyde meydana getirdikleri kültürel gruplar” olarak tanımlanan ”medeniyetler” arasındaki çatışmalarla şekilleneceğini iddia etmiştir. Huntington özellikle Çin liderliğindeki Konfüçyüs medeniyeti ile İslam medeniyeti arasında oluşması muhtemel bir ittifakın Batı medeniyetine karşı tehdit oluşturacağını ileri sürmüştür. Ayrıca iki medeniyetin coğrafi kesişim noktasında bulunan Rusya, Türkiye ve Meksika gibi ülkeleri ”bölünük ülkeler” (torn countries) olarak adlandırmış ve medeniyetler çatışmasını en çok bu ülkelerin etkileyeceğini söylemiştir.

Samuel Huntington kitabındaki kavramları kullanmasındaki en önemli kişi ünlü oryantalist Bernard Lewis’tir. Samuel Huntington’ın aynı isimli kitabında aynı zamanda Türkiye hakkında da çarpıcı yorumlara yer verilmektedir. Huntington’a göre Türkiye ne tam Doğu ne de tam anlamıyla Batı kültürüne ait bir toplumdur. Kitapta batılışmanın sadece değerler ve geçmişe ait olan şeylere yabancılaşma olarak gerçekleşemeyeceğine de yer verilmiştir. Huntington’ın aynı kategoride değerlendirdiği ülkeler arasında Rusya ve Meksika gibi ”arada kalmış” ülkeler bulunmaktadır.

Huntington, eserini Soğuk Savaş sonrası dünya düzeninin verdiği karamsarlık içinde yazmış ve eserinde insanların salt bilimsel ve gerçekliğe değil artık soyutsal olan, dine ve maneviyata yöneldiğini ifade etmektedir. Samuel Huntington, aynı zamanda medeniyetlerin potansiyelini ve mevcut durumlarını değerlendirdiği ve İslam medeniyeti ile Hristiyan toplumununu ele aldığı eserinde, İslam medeniyetinin yükseleceğine işaret etmekte ve bunun mümkün olabileceğini savunmaktadır.

Huntington, eserinde Soğuk Savaş döneminden sonra meydana gelecek uluslararası krizler ve savaşların ülkeler ve milletlerden kaynaklanmayacağını aksine daha üst bir otorite olan medeniyetlerden kaynaklanacağını belirtmiştir. Bu eserle birlikte kişi bağları, ırklar ve milletlerden kültür ve medeniyete yükselmiştir.

Eleştiriler

Huntington’ın Medeniyetler Çatışması eserine ABD’nin Ortadoğu‘daki siyasi müdahale, rejim değişikliği ve işgallerine meşruiyet kazandırması için yazılan bir tez olduğu görüşünü savunanlar da bir hayli fazladır. Bu görüşü savunanların düşüncelerinde haksız olduğunu söyleyemeyiz zira eserin yayınlandığı tarihten bugüne kadar Amerikan askerleri, Ortadoğu sınırlarından çıkmamışlardır. Kuveyt’in Saddam tarafından işgali ve Körfez Savaşı ve bunun sonucunda oluşan toplumsal krizler, 2003 yılında Irak’ın ABD tarafından işgali ve yine Afganistan işgalleri bu görüşün savunucularına göre sistematik ve bilinçli gerçekleştirilmiş reaksiyonlardır. Huntington’ın Medeniyetler Çatışması eserine yönelik bir diğer  ekonomik ve siyasi meseleleri arka plana atarak yeni dünya düzenini yorumlama gayreti olmuştur. Bu kadar kültür üzerine ayrılıklar ve medeniyetlerin çatışmasını ön plana getirerek ekonomik sorunları da bir kenara bırakması Huntington’ın teorisini haklı olarak sorgulama ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.

Huntington’ın eserinde belirttiği Hristiyan yani Batı medeniyeti ile İslam medeniyetinin demokratik değerler üzerinde asla anlaşamayacağı kısım, eserde Batı lehine kültürel bir üstüncülüğün olduğuna işaret etmektedir. Bu yaklaşıma göre Batı medeniyeti (Hristiyan toplum) üstündür ve kendisine uymayan diğer kültür ve medeniyetler ile sorunlar yaşayacaktır. Kısaca onlar uymazsa çatışma çıkar tezi benimsenmiştir. Caner Taslaman‘a göre Huntington’ın bu eseri bir analiz tezi gibi gözükse de aslında bir çatıştırma tezi tehlikesi vardır.

Kitabın yayınlandığı ilk yıllar, Türkiye gündemini bir ara meşgul etmiş olsa da daha sonra üzerinde durulmamış ve unutulmuştur. 1990-2001 yılları arası Türk dış politikasında aktörler ve yönelimler daha çok Soğuk Savaş sonrası dönem ve Tarihin Sonu ve Medeniyetler Çatışması tartışmaları olmuştur.


Yararlanılan Kaynaklar;

Şaban Kardaş, Ali Balcı, Uluslararası İlişkilere Giriş, s.64

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: