Neden Genç Akademisyenler Yetiştiremiyoruz?

Türkiye’de neden bilim adamı yetişmiyor sorusuna cevap aramadan önce çok daha fazla üzerinde durmamız gereken önemli bir konu var: Türkiye’de neden genç araştırmacı ve yazarlar yetişmiyor? Gündemde yer alan yazarlara ve aydın kesme baktığımız zaman, daha çok 60’lı yaşlarda olduklarını görüyoruz. Üstelik üniversite sıralarında, aydın olmak ya da araştırmacı olmak isteyen öğrenci sayısı hayli az. Üniversite öğrencileri neden daha çok işin maddi tarafına ya da doğrudan sonuca odaklı olanına yaklaşım gösteriyorlar?

Aslında baktığımızda, üniversite öğrencisinin en büyük sorunu kaygı: Geleceğe duyulan müthiş derecedeki kaygı. Çünkü kafaları dolu. Öğrencilerin tek düşündükleri şey bu kaygıyı Ne kadar kısa sürede kısaltabilecekleridir. İş böyle olunca açıkçası araştırmacı ya da bilim insanı olmak hedeften uzaklaşmak ya da hedefin gerçekleşmesini ertelemek anlamına geliyor. Halbuki, öğrencileri bu kaygıdan uzaklaştıran bir üst otorite olsa, kim bilir Türkiye’de ne münevver kadrolar yetişecek.

İşin böyle olmadığında ne oluyor? Babadan kalma parayla okuyan kişiler zorlama teşvik sayesinde araştırmaya yöneliyorlar. İkincisi ise gerçekten uzun uğraşlar sonucunda, kendi kendini yetiştirmiş insanlar ülkenin bilim adamı ya da münevver kadrosuna dahil oluyorlar. Yukarıda da bahsettiğim gibi bu yetişmemenin en önemli sebebi kaygı ve geleceğe yönelik endişelerdir. Gerçekten gençleşen önündeki bu engeli kaldırdırdığımızda çok daha yeni ve farklı şeyler göreceğimiz, duyacağımız muhakkaktır.

Kendi kendini yetiştiren münevverlerin genellemenin dışında tutarsak elimizde kalan münevver kadroların tamamının anne-babasının aydın olduğu ya da en azından bilime, gelişmeye önem veren bir aileden geldiğini görüyoruz. İyi bir beşik ulemalığı mıdır? Orası tartışılır. Fakat Türkiye’nin şu anki aydın kadrosu talepleri karşılayamayacak düzeydedir.

Aynı zamanda aydın bir toplumun inşası için yetenekli ve önü açık genç kadroların da var olması gerekir. Bu görevi üstlenebilecek en yetkili mercii devlettir. Devletin öğrencilerin ve akademik kariyer planlaması yapan gençlerin bu konuda önlerini açmaları gerekir. Şahsi yardımlar ve özel kurumların gayreti ile olacak bir iş midir? Elbette bir politikası haline gelmiş devletten daha organize ve istikrarlı olamaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: