Osmanlı Devleti’nde Deniz Kuvvetleri

Osmanlı Devleti’nde ilk donanmasına, Orhan Gazi döneminde Karesioğulları’nın hakimiyet altına alınması sonucunda sahip olmuştur. Yine Osmanlı Devleti’nde ilk tersane ise bu dönemde Karamürsel’de açılmıştır. Ayrıca Edincik ve İzmit’te de tersaneler açılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemi padişahlarından olan Yıldırım Bayezid zamanında ise Gelibolu tersanesi kurulmuştur. Osmanlı Devleti’nin en büyük tersanesi ise Haliç Tersanesi’dir.

Donanma komutanına Kaptan-ı Derya ve Kaptan Paşa gibi ünvanlar verilmiştir. Divan-ı Hümayun’un ilk divan üyesi ve Kaptan-ı Derya ise Barbaros Hayrettin Paşa (Hızır Reis) olmuştur.

Osmanlı Devleti’nin Önemli Denizcileri

1. Oruç Reis
2. Murat Reis
3. Turgut Reis
4. Kemal Reis
5. Zağnos Paşa
6. Kılıç Ali Reis
7. Burak Reis
8. Hızır Reis
9. Piri Reis
10. Seydi Ali Reis
11. Piyale Paşa
12. Süleyman Paşa

Önemli Osmanlı Gemileri

1. Kadırga
2. Kırlangıç
3. Baştarda
4. Kalyon
5. Mavma
6. Kalıta
7. Firkate
8. Çektiri

Azap: Deniz Piyadesi
Levent: Bahriyeli
Patrona: Deniz Subayı
Piyale: Deniz Subayı
Kapudane: Deniz Subayı

Osmanlı Devleti, her ne kadar denizlerde iyi ve sözü geçen bir devlet olsa da çoğu zaman bu durum bir göl haline getirilen Akdeniz’de geçerliydi. Mesela Sokullu Mehmet Paşa zamanında yapılan Hint Deniz Seferlerinde Osmanlı Devleti’nin açık denizlerde herhangi bir etkisinin olmadığı görüldü. Osmanlı kadırgaları, İspanyol ve Portekiz İmparatorluklarının gemilerine karşı herhangi bir etkinlik gösteremedi. 

Karesioğulları’nın hakimiyet altına alınması ile birlikte başlayan Osmanlı Devleti’ndeki denizcilik faaliyetleri, daha önceki Türk devletlerinden hiç olmadığı kadar gelişmişti. Ne Selçuklular ne de Memlüklüler zamanında donanma bu kadar gelişmiş değildi.

Osmanlı Devleti’nde denizciliğin ilerlemesinde etkili olan en önemli olay, devletin denizlere oldukça yakın hatta denizle iç içe bir coğrafyada kurulmuş olmasıydı. İznik’te ve İstanbul’da açılan tersanelerle birlikte donanma gücüne güç katmıştı.

Fakat Osmanlı Devleti’nde yaşanan donanma felaketleri, tüm düzeni sil baştan yeniden başlatmak zorunda kalmıştır. İnebahtı, Çeşme, Navarin ve Sinop Baskınları ile Osmanlı donanması çok büyük felaketler yaşamıştır.

Bunlardan İnebahtı yangını, en kısa zamanda telafi edilen donanma felaketiydi. Diğer donanma yangınlarında OsmanlıDevleti, eski gücüne yeniden kavuşmak için uzun bir süre beklemiştir.

Donanmanın modernleşmesi adına III. Selim zamanında açılan Mühendishane-i Bahri Hümayun okulu, Osmanlı’da donanmaya oldukça geç değer verilen bir aşama olmuştur.

 

Osmanlı Devleti, eğer denizlerdeki etkinliğini çok daha artırabilmiş olsaydı Karlofça Antlaşmasını çok daha geç bir yüzyılda imzalamış olacaktı. Fakat insanlar gibi devletler de ölümlüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir