Otobüslerde Dağıtılan Keklere Güzelleme

Şehirlerarası otobüslerde dağıtılan kekler birçoğumuzun neşe kaynağıdır. Yani en azından benim için öyledir. Bu her zaman kek olmak zorunda değildir elbette. Bazı firmalar sandviç, kraker v.s alternatifler de sunar.(Fakat ben mevzuya kek üzerinden yürüyeceğim.) İçecekleri de es geçmemek lazım gelir. Çay, kahve, meyve suyu, kola gibi zengin bir menü koridorda yürütülen masayla beraber yanımızda bitiverir. Host veya hosteslerin içecekleri doldururkenki artistik hallerini Oscarlık Robert de Niro’da bulamayız. İşte bu otobüslerde ikram edilen keklerin tadı, damakta kalan cinstendir. Hele bir de yanınızdaki arkadaşınız veya aile bireyiniz sizden farklı olarak kraker alırsa… Ondan otlanmak ve menünüze çeşit katmak heyecan verir.(Yalnızsanız daha kanaatkar davranmak zorundasınız.) Hazır sırası gelmişken krakerle ilgili tezimi de ortaya atacağım. Eğer gidip bir paket kraker alırsanız bunu tek başınıza yemek oldukça sıkıcıdır. O krakerler ağızda büyürler. Zorla bitirirsiniz. Bilirsiniz işte kalmasın diye… Fakat bir paket kraker alıp arkadaş grubunuzun içine daldığınızda işler değişir. İçinizde sinsice gizlenen “zaten kimse istemez” düşüncesiyle, nezaketen sorarsınız: -İsteyen var mı?Beklemediğiniz bir isteklilikle karşılaşırsınız. Siz cümle sonuna soru işaretinin noktasını koyarken, kraker bir anda bitiverir. Uyanık davranırsanız size de birkaç tane düşer tabi. Bu tip durumlarda hem kraker sahibi, hem de otlakçı arkadaşlardan biri olarak bulunduğum için şunu rahatlıkla söylüyorum; O krakerin tadına doyum olmaz. Tuzlu çubuk kraker size o anda birçok dünya lezzetinden evla gelebilir.
Yukarıda bahsettiğim “otlakçı tezime” dayanarak otobüslerde yenen keklerin neden bu kadar lezzetli olduğunu anlamak aslında zor değil. Zaten atalarımız da bu kekler üzerine “Bedava sirke, baldan tatlıdır.” atasözünü yapıştırmışlar.


Cidden bedava mı peki? Bu zamanda kim kime bedava kek verir.(Çilekeş analarımızı tenzih ediyor ve konuya devam ediyorum.) Bu kekler ve diğer ikramlar bedava değil elbette. Bilete verdiğimiz para içinden karşılanan bir gider. Nitekim bir keresinde Çankırı’ya giderken, bilet fiyatları oldukça düşmüştü. (10 TL’ye kadar) Yolda hayrına su bile verilmemişti. Otobüsçe gözlerimiz, hostesi ve tekerlekli masasını gözledi hep. Bu misal, bu konunun canlı örneğidir benim için.

 

Konuyu özetleyecek olursak; bu kekleri yedikten sonra para ödemediğimiz için olsa gerek insanda bir “yine çok uyanığım.” hissi uyandırıyor. Yıllardır her otobüse binişimde “oo beleş kek” geyiğini yapmak en azından otobüs yolculuklarını bana sevimli gösteriyor. Son olarak yolculuk psikolojisiyle insanın acıkması da hepimizin deneyimleriyle sabit bir gerçek. Yani keklerin olduğundan çok daha lezzetli gelmesini bu iki sebebe dayandırıyorum.Olayları psikolojimize yansıyan şekliyle açıkladığımı düşünerek yazıma son veriyorum. İyi yolculuklar!

Otobüste kek isteyen/ kek istemeyen

illegalHafiz

bir takım tanıklıklar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: