Özlemle ve Sevgiyle Didem Madak

Didem Madak’ı herkesin hayatında bir kez, en az bir şiirini okuması gerektiğini söylüyorum her önüme gelene. Benim üzerimde ise büyüklüğü anlatılamayacak derecede bir etki yarattı. Ki Ahlar Ağacı şiiri, okuduğum en anlamlı, en güzel şiirlerden biriydi diyebilirim.

Mesela kazanlar dolusu çorba kaynatsam sanki kimse mutsuz olmayacaktı derken küçük şeylerden büyük düşünmeyi, duygusallığı; başına diktikleri o taş ne zaman dokunsam soğuktur oysa derken küçük yaşta annesini kaybetmenin verdiği büyük üzüntüyü anlatırdı. Örneğin mutsuz olduğunda insanlar, yok olurmuş bazı dakikalar derken ne kadar büyük bir dilek-sitem karışımı bir tokat çarpıyor yüzümüze Madak.

Mesela siz aşktan ne anlarsınız bayım şiiri, bir şair için Nirvana’dır bana göre. Kelimeleri bir araya getirebilme sanatıdır bana sorarsanız şiir. Ve şiir kelimelerin birbiri ardına sıralanıp bazen tokat gibi çarpmasıdır insanın suratına, yaşanmışlıkların, yaşanmamışlıkların ifadesidir. Örneğin yaşlanmaya başlayanların, itiraf edilememiş aşkların, evde kalmış kızların, hesabı verilememiş ahların…

Çok şey öğrendim geçen üç yıl boyunca diye başlayan meşhur şiirinde yukarıda sözünü ettiğim kelimelerin raksına şahit olursunuz. Galaksilerde raks eder, beton apartmanların sağır duvarlarında raks eder…Siz dinlersiniz, çoğu zaman hüzünlenirsiniz ama yine de okumaya devam edersiniz. Çünkü insanın daima hüzünlü bir yanı, uzaklaştıramadığı bir mahzun tarafı olur.

Madak’ı sevgiyle ve özlemle yad ettikten sonra play tuşuna bir kez daha basıyoruz. Sonra bir kez daha. Sonra sabah olmuş, yine bir boşluk oluşmuş derinlerimizde ve yine biz onu bir şekilde kapatamamışız.