Part-Time Satış Danışmanı İçin En Zor Anlar

Bir önceki yazımızda Part time çalışma koşullarını, ücretlerini ve sigorta, yemek kartı gibi diğer imkanlardan faydalanıp faydalanamayacağını genel hatlarıyla özetlemiştik. Bu sefer ki yazımız ise Part-Time olarak bir mağazada çalışan Satış Danışmanının karşılaşabileceği olası senaryolar ve muhtemel zorluklar olacaktır. Sözümüz meclisten dışarı, bazı anlarda Part-Time Satış Danışmanı çalışanlarımız bir hayli sinirlenebiliyor, çıldırabiliyor. Daha çok bir giyim mağazasınaki Part-Time çalışanları ele alacağız. Kısacası bir Part-Time çalışanın istemediği şeyler nelerdir? Önce müşterilerden başlayalım:

Araştırıp Gelen Müşteri

Satış danışmanının yanına sokulup, elindeki ürünü muhtemelen ya internetten ya da bir başka mağazadan sorgulatıp, bu mağazada gözüktüğünü vurgulayan, vurgulamakla kalmayıp dikte eden müşteridir. Gözünden hiçbir şey kaçmaz. Üstelik bu müşteri tipi, ne söyleseniz inanmayan müşteridir. Yok deseniz de, yeni bitti ya da 10 yıldır bizde o ürün yok deseniz de inanmazlar.

Ürünü Tanımlamakta Zorluk Çeken Müşteri

Ürünün ne özelliğini, ne kodunu ne de herhangi bir başka özelliğini bilmeyen müşteridir. Ürünü gezdiği bir mağazada görmüş ve sevmiş daha sonra aklına gelmiş ve Part-Time satış danışmanını bulmuştur. ”Mavi, kolları var, uzun” gibi ayırt etmenin ve ”buyrun efendim” diye ürünü bulmanızın imkansız olduğudu ürünlerdir. Üstelik bu tarz müşteriler, özellikle büyük giyim mağazalarındaki satış danışmanlarının ”her ürünün abecesini biliyor da kasten söylemiyor” edasındaki serzeniş ve tepkileri çok olan müşterilerdir. Bu davranış türü elektornik eşya satışı yapan mağaza ve bayilerde gerçekleşiyorsa da nispeten azdır.

Sohbete Daldıran Müşteriler

Sizin o sırada ne işle meşgul olduğunuza ve ne yapacağınıza bakmadan sizle ”ezelden beri” ahbapmış gibi konuşmaya başlayan müşterilerdir. Daha çok yaşlı teyze ve amcalardan oluşur. Elektrik faturasının bu ay ne kadar çok geldiğinden tutun Türkiye nereye gidiyora kadar yelpazesi çok geniş konularda sizi işinizden mükemmel bir şekilde alıkoyarlar. ”Hayır” da diyemezsiniz, ”Sus da gideyim” hiç diyemezsiniz. Artık orası size takan müşterinin inisiyatifine kalmıştır.

Kasa-Reyon Polemiği

Kasaya gönderdiğiniz, elindeki elbiseyle koşa koşa size gelmesi, oradan tekrar kasaya yönlendirmeler ve o arada mekik dokuyan müşterinin bir süre sonra ”dalga mı geçiyorsunuz” bakışı, bir Part-Time çalışanı için istenmeyecek bir gelişmedir. Kasa, son işlem yeridir, iade, değişim ve türlü şikayetler oraya yapılır. Satış danışmanı sadece o işi kolaylaştırmaya yarayan elemanlardır. Yani, Part-Time bir satış danışmanı, müşterinin ürünü alma ve tavsiye istemesi ve reyonun düzeni gibi konuların dışında hiçbir şeye karışmayan çalışan güruhudur.

Reyonun Çok Çabuk Bozulması

Part-Time ve Full-Time çalışanlar için reyon düzeni en önemli şeydir. Kişisel prim saçmalığı olan bazı mağazalarda ise müşteri, biraz daha ön plandadır. Katladığınız bir tişört masasının arkanızı bir kez daha döndüğünden düzeninden eser kalmaması elbette ki sinir bozucu. Sabahtan akşama kadar, üst veya orta üstün ya da üst davranan altın dırdırını, direktiflerini ve türlü iğneli isteklerini yerine getirdikten sonra, yapacağınız en temel iş, reyon toplamak ya da kişisel prim saçmalığı varsa da müşteriyi ürünü almaya zorlamaktır. Fakat molaya çıkıp geldiğinizde düzenli olan reyondan eser kalmayınca çıldırma seansları kapanışa kadar gel-gitler yapar.

Molaların Mağazada Bulunulan Saate Göre Çabuk Geçmesi

Her iş kolunda olan bu sorun, bir Part-Time çalışan için de geçerlidir. Böyle sanki zaman, iş yerindeyken ayrı bir bereketleniyor. Oysa molaya çıktığınızda örneğin molanız yarım saat olsun, hemen geçiveriyor.