Peloponez Savaşları Nedir? Önemi Nelerdir?

MÖ. 5. yüzyıl başlarında Perslere karşı ittifak halinde olan Sparta ve Atina’nın zamanla yolları ayrıldı. Demokrasiyle yönetilen Atina yüzyıl ortalarında önemli bir deniz gücü ve ticaret devleti haline gelerek pek çok devleti kendine bağlarken, oligarşiyle yönetilen Sparta ise Peloponezya Adasındaki komşularıyla bir savunma ittifakı kurarak içe kapandı. Atina’nın zamanla güçlenerek kendisine katılan devletlerden vergi almaya başlamasıyla Peloponezya Birliği üyeleri, bu büyüyen gücü dizginlemek istedi. Zaten savaşın temel nedeni de zenginleşen ve güçlenen Atina’nın Sparta ve diğer kent devletler tarafından bir tehdit olarak görülmesiyle artan gerilimdi. MÖ 461-MÖ 445 arasında yaklaşık 20 yıl süren ilk Peloponezya Savaşı, 30 yıl barış öngören bir anlaşmayla sona erdi. Fakat MÖ 434’te Korfu ile Korint arasında çıkan savaş nedeniyle Sparta ve Atina bir kez daha karşı karşıya geldi. Korfu’nun Atina’dan yardım istemesine karşılık Sparta, Korintos’un yanında savaşa girince MÖ 431’de büyük Peloponezya Savaşı başladı. Yaklaşık 27 yıl süren savaş sonunda Atina MÖ 404 yılında barış istemek zorunda kaldı. Atina’da demokrasi yıkıldı, Otuz Tiranlar Yönetimi başladı. Böylece savaş aynı zamanda Antik Yunan dünyasının altın çağını da sona erdi.

Peloponezya Savaşları ile ilgili temel kaynak, Tukidides’in (MÖ 490-395) sekiz kitaplık “Peloponezya Savaşı Tarihi” adlı eseridir. Atina donanmasında komutan olan Tukidides, MÖ 424’te Spartalıların Amfipolis’i ele geçirmesini önlemeyi başaramayınca, görevinden ayrılmış ve Yunan coğrafyasında dolaşarak savaşta yer alan önemli kişilerle görüşerek Peloponezya savaşlarının tarihini yazmıştır.

Antik Yunan tarihçisisi Tukidides’in (MÖ 460-395) Peloponez Savaşları adlı eseri, Uluslararası İlişkiler kuramlarının ve özellikle siyasette reailizmin başlangıç noktası olarak kabul edilir. Sparta’nın başını çektiği Peloponez Birliği ve Atina İmparatorluğu arasında MÖ 431-404 yıllarında cereyan eden Peloponez Savaşları Sparta’nın galibiyeti ile sonuçlansa da, yıllar süren savaşlar Yunan Şehir Devletleri Sistemi’nin çöküş sürecini tetiklemiş, Makedonyalı Büyük İskender’in Antik Yunan medeniyetini egemenliği altına almasına zemin hazırlamıştır.

Atinalı bir tüccar ve savaşta önemli rol oynamış bir kumandan olan Tukidides, Peloponez Savaşları’nda günümüzde de hala geçerliğini koruyan iki önemli gözlem yapar. Birincisi savaşların çıkış sebebi üzerinedir. Tukidides, Atina ve Sparta arasındaki savaşın bir tesadüf veya Tanrı’ların laneti olmadığını ve devletlerarası savaşların temel sebeplerini tarihi analiz ederek bulabileceğimizi iddia eder. Tukidides için anahtar kelime “güç”tür. Savaş, “Atina’nın artmakta olan gücü ve bu gücün Sparta’da yarattığı korku” yüzünden çıkmıştır. Bu gözlem modern Uluslararası İlişkiler literatüründe “güçler dengesi” ve savaş arasındaki ilişki üzerine yazılan sayısız eserin ilham kaynağı olmuştur.

Tukidides’in ikinci önemli gözlemi ise litaratürde Melian Diyaloğu olarak bilinen bir süreç üzerinden tanımlanır. Melos ki, Melian Diyaloğu’na ismini veren küçük bir ada-devlettir. Peloponez Savaşları sırasında Atina’nın yoğun ısrarlarına rağmen bağımsız kalmayı tercih etmiştir. Atinalı liderler ise Melos’u açıkça tehdit eder ve şu mesajı verirler: “Güçlüler yapabildiklerini yaparlar, zayıflar ise yapmaları gerekeni”

Melos tüm tehditlere rağmen Atina’ya boyun eğmez. Bunun karşılığında Atina Melos’u işgal eder, erkeklerini kılıçtan geçirir, kadın ve çocuklarını ise köle olarak satar. İlk gözlemde olduğu gibi Tukidides’in burada da altını önemle çizdiği bir kavram vardır: Güç