Devlet Nedir? Uluslararası İlişkilerde Devletler

Uluslararası sistem esas olarak devletlerden oluşur. Devletle ilgili olarak genelde ulus-devlet ifadesi kullanılmaktadır ve bu kavram uluslararası ilişkiler ifadesinin de temelini oluşturmaktadır. Ancak devletle ulus aynı şey olmadığı gibi bir devletin içinde birkaç ulus da olabilir. Dünya tarihinin büyük bir çoğunluğunda devletler yoktu. Antik dünya, Yunan, Roma, Moğol, Çin ve İran imparatorluklarından oluşuyordu. Bugün anladığımız şekliyle devlet, modern ve Avrupa’da doğmuş bir olgudur. Ülkesel devletler, şehir devletleri, ligler, imparatorluklar ve diğer modernlik öncesi siyasal biçimler arasındaki mücadeleden galip çıkmış bir siyasal örgütlenme biçimidir.

Devletler sisteminin doğuşuyla ilgili olarak genel kabul görmüş tarih 1648 Vestfalya Anlaşmasıdır. Vestfalya Anlaşması devletin egemenliği anlayışını, bir başka ifadeyle devletin siyasal bütünlüğü ve kendi toprakları ve halkı üstündeki mutlak otoritesi ilkesini benimsemiştir. Bununla birlikte son araştırmalar göstermektedir ki 1648’de kurulan uluslararası sistem modern uluslararası sistemin başlangıcı değil, modernlik öncesi siyasal ve ekonomik ilişkilerin hakim olduğu bir sistemdir. Teschke 15. Yüzyıldan başlayıp günümüze kadar gelen tek bir uluslararası sistem olduğu anlayışının bir “mit” olduğunu ve modern devletler sisteminin 1688 tarihinde İngiltere’de başladığını ileri sürer.

Devlet Nedir?

Devlet sabit bir tanımı olan, bir kavram ve olgu deldir. “Tartışmalı” bir kavramdır. Bir görüş, devleti yaşanabilecek tek siyasal örgütlenme biçimi olarak görürken, diğer bir görüş devleti baskı ve sömürü aracı olarak ele alır. Yine de, bir devletin temel özelliklerini betimleme yoluyla belirleyebiliriz. Bunlar, sınırları belirli bir toprak, egemenlik, merkezi bir karar ve zorlama mekanizması, sürekli bir nüfus, diğer devletler tarafından bir devlet olarak tanınma gibi özelliklerdir. Bir devletin en önemli özelliği “egemen” olmasıdır. Egemenlik bir devletin kendi toprakları ve nüfusu üzerinde nihai karar mercii ve son otorite olması anlamına gelir. Bu bir devleti uluslararası kuruluşlardan ya da sadece üyeleri için bağlayıcı kararlar alabilme kabiliyetini gösteren özelliğidir. Devletler hukuku, devletlerin egemen eşitliği ilkesine dayanır. Devletlerin egemen eşitliği pratikte bir anlam ifade etmese de, devletlerarası ilişkilerde düzenleyici bir norm olarak önemini korumaktadır. Fakat bu betimleyici özellikler bir devlet niye vardır, davranışlarını ne belirler gibi sorulara cevap vermez. Bunu anlamak için uluslararası alanda farklı teorilere ve devlet anlayışlarına bakmak gerekir.