Radyo Kültüründeki Değişimler

Radyo kullanımı arkamızda bıraktığımız on beş yılda inanılmaz derecede arttı. Televizyonların müthiş derecede artış göstermesi ve hemen her evde kullanılması ile birlikte bir dönem radyolar bitme noktasına gelmişti ama araba kullanımının ve mobil programların artması, radyoyu da tekrar revaça çıkardı.

Radyolar bir döneminin haber, eğlence ve vakit geçirme aracı olarak kullanabiliyordu. Şimdiki telefonlar ya da televizyonlar ne ise oydu. Çok eskilerden değilim ama radyonun önemi de benim zamanında bilinirdi. Radyo eskiden evin en önemli köşesine konur. Özellikle ‘ajans’ adı verilen haberler dinlenirdi. Bu değişmez bir şeydi. Fakat yıllar ilerledi ve televizyonlar radyoların önüne geçti. 2000’lerin başlarında radyolar nerdeyse bitme noktasına geldi. Fakat araba sayısının müthiş oranlarda seyretmesi radyoları tekrar eski günlerine döndürdü ama sadece araba konsollarında bilinen bir iletişim aracına çevirdi.

Evlerin bir köşesine konulması ise engellenemez bir şeydi. Evin baş köşesine kondurulan radyoların yerini televizyonlar ve plazmalar aldı. Ve üstelik dantelle süslü olarak değil gayet düz, simsiyah koskocaman ekranları olacak şekilde.

Radyo, sempatik ve mütevazi bir iletişim aracıydı oysa aynı masumluk ne telefonlarda var ne de televizyonlarda. Tek tesellim, radyolarda artık bir ritüel olmaya başlayan “işe gidiş” ve “eve dönüş” programlarıdır. İyi ki bunu yapan ve devam ettirenler var.