Referans Olarak Vicdan

Vicdanımızı neye göre yargılar ya da vicdanımızı hangi açılardan kıyaslarız? Referans noktası olarak vicdanımızı konumladığımızda hata yapmış olur muyuz? Neye göre ve kime göre vicdanlıyız? Vicdanı her zaman kendi gerçeklerimizle örtüştürdüğümüzde doğru sonuçlara mı çıkarız?
Adaletli olmak, hak ve hukuku gözetmek bizim vicdani bir gerçekliğimiz olabilir mi? Uluslararası hukuka göre mi vicdan sahibiyiz yoksa törelere göre mi?
Başarılı olmak, vicdanımızın bir parçası olabilir mi? Not bunlardan bir tanesidir. İyi notlar almak, sınavlardan en iyi notla geçmek vicdanen bizim başarılı olduğumuz anlamına gelir ama nedense başarı konusunda da hep birilerini kendimize kıstas olarak belirler ya da bir şeyleri diğerleriyle karşılaştırdığımızda kendi değerlerimiz ya da yargılarımızı belirlemiş oluruz. İyi olmak insanı vicdanen rahatlatan bir unsurdur. Hiç kimse kötü olmayı, kötü olarak karşılanmayı istemez eğer aklı başındaysa fakat bizim kendi kendimize iyi dememiz neye göre iyi? En kötüye göre mi yoksa en iyiye nazaran mı?

Bu kıstaslar önemlidir her zaman. Vicdanen ne olduğunuzu öğrenmenin ya da kendi kimliğinizi ortaya koymanın en iyi yolu kıyas yapmaksızın kendi kendinize sorular sormak ve bu soruların cevabını rasyonel bir dille cevaplamak gerekir.

 

Yoksa neresinden bakarsanız bakın dünya üzerinde yaşayan her insan aslında vicdanen iyi, başarılıdır. Sefaletin dibi yoktur derler. Muhakkak sizden daha kötü durumda olan insanlar vardır. Ve insan bu gerçeği bildiği için gönlünü daha da ilerisinde vicdanını rahatlatır.