Yeni Şeyler Söylemek Lazım

Yeni şeyler söylemek lazım, yeni pencereler açmak, hayatı başka açılardan yakalamak gerekir. Çürümüş düşüncelerden kaçınmak, eskiyi bir kenara bırakmak lazım bir kere. Eski, eskimiştir; geçmiş geride kalmıştır. Yalvarmak yakarmak nafile olmuştur hem. Daha fazla zorlamadan yeni şeylere eğilmek lazım. Yeni şeyler bulmak , yeni sözler söylemek, yeni şairler keşfetmek ve yeni bir dünyanın eşiğini aramak gerek.

Eskiyi, eski olanı, geçmişi, geçmişte kalanı insan hep özler. Öyle durup dururken gelir aklına geçmiş, yaşanmışlıklar ve insan üzülür haliyle çünkü onları geri getiremez artık. İnsanın elinde olan bir şey değildir. İnsan geçmişi ne yapsa getiremiyor tekrar.

İşte bu yüzden yeni şeyler söylemek lazım. Yeni olan bizim kültürümüzde her zaman yadırganır, dışlanır. Daha sonra yavaş yavaş sokuluruz yeni olana. Yeni her zaman için soğuk yüzlüdür bize göre. Yeni şeylerden kaçmamak gerekir. Üzerine düşmek, yeniyi her yönüyle bilmek elzemdir.

Eskiyi dilediğimiz kadar konuşalım. Ne gelir ki elden. En fazla biraz daha üzülürüz. Yaşanmışlıklar, itiraf edilememişlikler her zaman içimizde kalır ama getiremeyiz onu tekrar. O hep orada, arada sırada göz kırpan sevimsiz ama görmekten de vazgeçemediğimiz bir şeydi. Celladına aşık olmak da denebilirdi: Stockholm Sendromu.

Mesela yeni bir filozof keşfetmeli. Yeni düşünceler, yeni öğretiler sunmalı bizlere. Eskisini hepten atmak yerine yerini yavaş yavaş başkalarıyla doldurmak gerekir. İnsan hep yeni şeyler öğrenerek kendisini devam ettirir, geliştirir. Takılı bir kaset gibi hep aynı şeyler söylemek yerine başka kasetler koymalıyız haznemize.