Hayal Kırıklığına Uğramamış Kuşak

Var mı? Hayal kırıklığına uğramamış bir nesil veya bir kuşak var mı? Adem’den beri insanoğlu her beldede her zamanda hayal kırıklığına uğradı ve şimdi de uğruyor. Hayal kırıklıkları hangi çağda var olmadı ki? Ya da biz, hangimiz hayal kırıklığına uğramadı? Var mı dünyadan hayal kırıklığına uğramadan giden? O da yok.

Neden üzülürüz peki hayal kırıklığına uğradığımızda? Çünkü hayaller masumdur. İçinizde masum bir canlı büyütürsünüz ve gerçekler o masum hayalinizi, büyütüp yeşerttiğiniz o canlıyı gözünü kırpmadan öldürürler. Gerçekler kimi zaman bir şehir olur, kimi zaman bir insan, öyle bir insan olur ki gerçekler, belki en yakınınızdan. Anlayamazsınız gerçeklerin kim olduğunu, neden olduğunu ama hayaliniz ölmüştür. Biz şimdi buna güzel benzetme, güzel nedene bağlama adını vermişiz: Hüsnü talil ve adını hayal kırıklığı ile galat yapmışız halbuki bir cinayeti örtbas etmiştik hayal kırıklığı diyerek. Oysa hayal cinayeti idi işin aslı.

Hayal kırıklığı diyerek lafı fazla uzatmak istemiyorum. Kırılmış bir hayale sahip olmayı kim isterdi ki? Herkes hayalinin bir nebze gerçek olmasını, en azından birkaç kırıntısının gerçek olmasını ister. Zaten aklı başında biri çocuklar gibi hayaller kurmazdı ki. Güzel bir iş, iyi bir ilişki, standardın ötesinde bir yaşam ve amaçlarını gerçekleştirebilecek kadar bir paraya sahip olmak herkesin hayallerini süslemez mi? Mütevazı hayaller diyelim biz buna ve insan hep mütevazı değil midir kendince?

Ama olmuyordu, ne yaparsanız yapın hayaller gerçekleşmiyordu sizin istediğiniz gibi ya da sizin istediğiniz vakitte olmuyordu bazı şeyler. Çırpınsanız da kendinizi de paralasanız değişmiyordu. Yazgısını yaldızlı çokomel kağıtlarını tırnaklarıyla düzelttiği gibi düzeltemiyordu insan Didem Madak’ın dediği gibi. Bu gerçekleşmeyiş kader oluyor, yazgı oluyor yakanıza yapışıp bir ömür gidiyordu sizle ve siz ne kadar silkeleyip atmak isteseniz onu, o size daha çok yapışıyordu. Ama siz yine mütevazı hayaller kurmaktan vazgeçmeyin kendinizce. Hayalden de vazgeçerseniz eğer her şeyden vazgeçmenin önünü açmış olursunuz. Hayallerinize sarılın yeri geldiğinde ütopik yeri geldiğinde mütevazı.