Neden Başkalarının Yaşamlarını Sorgularız?

Başkalarının yaşamlarını sorguladığınızda aslında kendi yaşantınızdan memnun değilsiniz demektir. Başkaları ne zaman sizi alakadar etse, o zaman hayatınızda bir şeyler yolunda gitmiyordur.

Artık kendi yaşantınızın dönemeçleri, her dönemeçte sizi savuruyorsa sağa sola, etrafınızdaki araçlara bakarsınız. Onlara hayatın ayrı bir muamele çektiğini gördüğünüzde, aslında öyle bir şey olmasa bile, kendinizde değil bir başkasında olan ya da olmayan sorunları görmek istersiniz. Bu bir kendini rahatlatma yöntemidir. Suçu böylece yansıtmış olursunuz.

Başkalarının çektiği sıkıntılar, size oldukça küçük gelir. Küçümsersiniz. “Bu dünyada en bahtsız ve en mutsuz insan benim” dersiniz. Ama dünyada sefilliğin hududunun olmadığı gerçeği gelmez gözünüzün önüne. Bu sevgide de vardır. İnsan kendi sevgisinin tüm insanlığın sevgisinden daha büyük olduğuna inanır. Eğer dünyada gerçekten bir seven varsa o da kendisidir. Sevgide de sorgulamak vardır. Hep karşı tarafın sevgisi sorgulanır. Hep daha çok seven ve en çok seven vardır.

Başka insanların sevgisi, acısı; mutluluğu ya da hüznü karşılaştırıldığında hep bir yanılsama oranı vardır. Bunu kıyaslamak imkansızdır. Sevgi ölçer, acı ölçer veya mutluluk ölçer, yani kısaca bir üst otorite olmadığı için hiçbir duygu ve arzunun başkalarının duygu ve arzularından daha az ya da daha fazla olduğu bilinemez. İnsanın zaten böyle bir uğraş ve kanıtlama içine girmesi de bir saçmalık ve boşunadır. En iyisi kendi aynalarımıza bakmak.