Shakespeare: Bir Dakika Geç Kalacağına Üç Saat Erken Gel

“Bir dakika geç kalacağına üç saat erkek gel.” İngiliz edebiyatçı William Shakespeare’ın “betters three hours too soon than a minute late” sözünün Türkçe versiyonu.

Yani bir dakika geç kalmaktansa üç saat erken gel. Erken gel ki geç kaldığında sana söyleyeceklerimi söylemesinler. Gerçek yaşamda da bu böyle değil mi? Eğer bir yere üç saat erken gelirseniz kimse size “neden bu kadar erken geldiniz?” diye bir şey söylemez ama “bir dakika” geç kalsanız size hesap soracak birileri mutlaka olur.

Örneğin iş yerinize erken gitseniz kimse size erken gelmeniz hakkında bir şeyler söylemeyecek ama bir dakika geç kaldığınızda size neden geç kaldığınız soracak bir şef, müdür ya da sorumlu çıkacaktır. Bu her yerde böyle. Uçak yolculuklarında da öğrencilik hayatında da iş yaşamında da bu durum böyle.

Erken gelmek ya da bir yerlere erken gitmek her zaman daha makbul olanıdır. Örneğin üniversite sınavlarını ele alalım. Sınava en geç 10.00’da alınıyor. Ama siz 9.30’da kapıda oldunuz. Kime ne zararı olacak? Ama siz 10.01’de içeri gitmeme çalıştığınızda sizi içeri almayacaklar nedeni de “üç saat erken gelmek bir dakika geç kalmaktan daha iyidir” sözünün temel özüdür.

Bütün yaşamımızda hayatımıza düstur edinmemiz gereken bir söz. Bir anlamda da ihtiyatlı olmakla da ilgili bir durumdur bu söz. İhtiyatlı olmak, işini tam yapmak, şansa bırakmamaktır. Tam ilişkilendirilir mi bilinmez ama bizim “erken kalkan yol alır” deyimi ile de doğrudan alakalı olduğunu düşünüyorum.

Shakespeare, şüphesiz İngilizlerin yetiştirmiş olduğu en büyük yeteneklerden biri. Bunu yazdığı eserlerde çok daha iyi anlıyoruz. Bir sonraki Shakespeare sözünde görüşmek üzere. Hoşçakalın.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir