Siyaset Nedir?

En geniş anlamıyla siyaset, insanların hayatlarını düzenleyen genel kuralları yapmak, korumak ve değiştirmek için yapılan faaliyetler toplamıdır. Siyaset çatışma ve işbirliği kavramlarıyla karmaşık bir şekilde bağlantılı, diğer yandan işbirliği ve kolektif eylemle ilişkili olan sosyal bir faaliyettir. Öte yandan siyaset, bir çatışmayı çözme çabasıdır. Siyaset, farklı düşünürler ve farklı gelenekler tarafından farklı biçimlerde anlaşılmıştır:

–Devletle ilgili olan
–Hükümet etme sanatı
–Kamu işlerinin yürütülmesi ve yönetimi
–Kaynakların üretimi, dağıtımı ve kullanımının düzenlenmesi olarak algılanmaktadır.

Siyaset ilgi çekicidir çünkü insanlar birbirleriyle uyuşmazlık halindedirler. İnsanlar, nasıl yaşamaları gerektiği konusunda hemfikir değillerdir. Siyaset, çatışma ve işbirliği olgularıyla karmaşık bir bağlantı halindedir. Siyaset kavramı, saygın otoriteler tarafından bile hemfikir bir şekilde irdelenememiş, tanımlanamamıştır. Siyaset şu tür farklı şekillerde tanımlanır:

–İktidar kullanma,
–Otorite kullanma,
–Kolektif karar alma,
–Kıt kaynakların tahsisi,
–Aldatma ve manipülasyon yapma,

Hükümet Etme Sanatı Olarak Siyaset

“Siyaset bir bilim değil (…) bir sanattır.” Almanya Şansölyesi Bismarck. Bismark’ın zihnindeki sanat, hükümet etme sanatıdır, yani, kolektif kararların alınması ve uygulanması yoluyla toplum içinde kontrol tesis etmektir. Bu tanım, Eski Yunan’daki orijinal anlamından türetilen klasik siyaset tanımıdır. Bu tanım açısından siyaset, “devletle ilişkili olan” anlamına gelmektedir. Siyaseti incelemek, aslında devleti veya daha geniş anlamda otoritenin kullanımını incelemektir. Bu görüş sınırlı bir bakış açısı sunar.

Bu görüşe göre siyaset, devlet aygıtı etrafında dönen bir sosyal örgütlenme sisteminde (Polity) gerçekleşen şeydir. Siyaset, bakanlar kurulunda, yasama meclislerinde, hükümet dairelerinde ve bu kapsamdaki yerlerde yürütülür. Özellikle siyasetçiler, kamu görevlileri ve lobiciler gibi sınırlı sayıdaki belirli bir insan grubu tarafından gerçekleştirilir. İnsanların, kurumların ve sosyal faaliyetlerin çoğu siyaset kavramının dışında kabul edilir. İş çevreleri, okullar, diğer eğitim kurumları, cemaatler, aileler ve diğerleri bu anlamda “Siyasi Olmayan”dır. Bu yapılar “ülkenin yönetimi” işleyişine dahil değildir.

Kamusal İşler Olarak Siyaset

“Kamusal hayat” ve “kamusal işler” kavramlarını da tanımlama içerisine alır. “Siyasi olan” ve “siyasi olmayan ayrımı, özellikle hayatın kamusal alanı ile özel olarak düşünülen alanı arasındaki ayrıma dönüşür. “İnsan , doğası gereği siyasi bir hayvandır.” Aristoteles

İnsan ancak siyasi toplum içinde “iyi hayat”ı yaşayabilir. Bu bakış açısına göre siyaset, “adil toplum” yaratmaya ilişkin etik bir faaliyettir. “Kamusal” alan ile “Özel” alan arasındaki sınır nerede çizilmelidir? “Devlet” ile “Sivil Toplum” tanımları geleneksel ayrımın olgularıdır.

Kamusal Alan:

–Devlet Kurumları,
–Hükümet,
–Mahkemeler,
–Polis,
–Ordu,
–Sosyal Güvenlik Sistemi, vb.

Özel Alan:

•Aile ve akrabalık grupları
•Özel İşletmeler,
•Sendikalar,
•Kulüpler,
•Cemaat Grupları,vb.

Sivil Toplum: Devlet otoritesi altında, kanunla yönetilen bir toplum anlamındadır. “Siyasi topluluk” anlamında kullanılmaktadır. Hükümetten bağımsız ve kendi amaçlarını izleyen bireyler tarafından oluşturulmuştur. Sivil toplum, özerk grup ve birliklerin alanını ifade eder. Sivil toplum her ne kadar devletten ayırt edilebilirse de, kamuya açık, alenen faaliyet gösteren ve toplumun katılabildiği bir dizi kurumu da kapsamaktadır. Bu görüş, iş dünyası, topluluklar, kulüpler ve sendikalar gibi kurumları “kamusal” olarak almasına rağmen, yine de sınırlı bir siyaset görüşü olarak kalmaktadır. Bu görüşe göre siyaset, “şahsi” işlere ve kurumlara el atmaz ve atmamalıdır.

Uzlaşma ve Mutabakat Olarak Siyaset

Politikanın yürütüldüğü alandan çok kararların alınma tarzıyla ilgilidir. Siyaset, zor veya çıplak güç kullanmadan, uzlaşma, uyuşma ve müzakere yoluyla çatışmaların çözülmesi olarak tanımlanır. “Siyaset, farklılaşan çıkarların, iktidardan olanlara bütün bir toplumun refahı ve varlığının devamı için taşıdıkları önemle orantılı bir pay vererek, belirli bir kurallar bütününü içinde uzlaştırılması faaliyetidir.” Bernard Crick

Bu yaklaşım, iktidarın yaygın bir biçimde dağıtılması gerektiğini savunur. Toplum içinde çatışma kaçınılmazdır. Sosyal gruplar ve çıkarlar kolayca ekarte edilemez. Bu yapılar iktidara sahip olduklarında uzlaşacaklardır. Uzlaşma, sadece bir tarafın tam olarak tatmin olmasına izin verilmemesi, tüm taraflar tarafından tavizler verilmesi anlamına gelir.

İktidar Olarak Siyaset

En geniş ve en radikal olan tanımıdır. Siyaset belirli bir alana hapsetmektense, bütün sosyal faaliyetlerde ve beşeri varoluşun her alanında geçerli görür. “Siyaset formel ve informel, kamu ve özel bütün kolektif faaliyetlerin ve bütün beşeri grupların, kurumların ve toplumların tam merkezindedir.” Adrian Leftwich

Siyaset, beşeri varoluş içerisinde kaynakların üretimi, dağıtımı ve kullanımıyla ilgilidir. Siyaset gerçek anlamda iktidar demektir; yani hangi yolla olursa olsun, arzulanan neticeye ulaşabilme kapasitesidir.

Bu yaklaşımda siyaset, farklılık ve çatışmayla ilgilidir; ama onun temelinde kıtlığın mevcudiyeti bulunmaktadır. Beşeri arzu ve ihtiyaçlar sonsuz, ama onları karşılayacak kaynaklar daima sınırlıdır. Siyaset, kıt kaynaklar üzerinde bir mücadeledir. İktidar ise bu mücadelenin yapılmasının yoludur.

Bireyin Özgürlüğü

Anlamak, özgürlüğün başlangıcıdır. Özgürlüğün iki yönü vardır:

–Negatif Özgürlük
–Pozitif Özgürlük

Özgürlüğün yapısı insanların yapabileceklerinin sınırını ve bireyselliğini genişletir. Özgürlük ve baskı kavramları hem bireyler hem de gruplar için söz konusu olabilecek kavramlardır. Özgürlüğün kıstasları her ikisi için de aynıdır. Ancak, birey ile grup, seçim yapma ve yapılan seçimleri değiştirme biçimleri ve kararlarını şekillendiren etkilerin çeşitliliği bakımından da farklıdır.

Özgürlük kavramı, insan olmanın anlamına ilişkin özel bir bakış açısı gerektirir. Özgürlük, mutlaka önceden kararlaştırılmış ya da öngörülmüş olmayı gerektirmeksizin seçim yapılabilir olmayı ve seçim yapmayı ifade edebilir. Bunun yanı sıra, seçme özgürlüğüne sahip olmanın “iyi bir şey” olduğu ve dolayısıyla özgürleştikçe daha “iyi”ye gittiğimizi kastediyor da olabilir. Birey psikolojisi konusunda teori geliştirenler ve topluluk sosyolojisi konusunda spekülasyon yapanlar genelde otorite yanlılığının kaçınılmaz olduğunu söylerler.

Freud;

Birey, bilinçdışının derinliklerine henüz rahimde bir embriyo ve beşikte bir bebek iken yerleşmiş güçlerle yönlendirilir.

Davranışçılar;

Bireyin tüm yaklaşım ve eylemleri, doğumundan başlayarak dış çevre tarafından şekillendirilir.Bu sebeple, çevre sıkı bir biçimde denetlenirse eylem ve davranışlar önceden belirlenebilir.

Marx;

Farklı dönemlerde köleler ve özgür insanlar, lordlar ve serfler, burjuvazi ve proleterya olarak tanımladığı sınıflar ayrılmış geniş insan yığınlarının üretim ilişkilerindeki konumlarından kaynaklanan dürtüleriyle hareket ettiklerini ileri sürmüştür.

Günümüz sistem analistleri;

Birey, toplumsal düzen tarafından belirlenen rolleri oynayan ve oynuyormuş gibi yapan kuklalar olarak tanımlamaktadır.

Siyaset toplumsal davranışın bir dalıdır. Bu alanda değiştirme gücümüzün ötesinde hiçbir şey, koruma ya da değiştirme kapasitemizin dışında değildir. Tüm toplumsal örgütlenmeler ve tüm toplumsal kurumlar bireylerin eylemlerinin ürünüdür. Çoğunlukla, bireylerden kaynaklanan nedenlerle biçimlendirilmişlerdir ve bu yüzden sadece insan iradesi ile değiştirilebilirler. Bu nedenle, toplum anlaşılabilir bir yapıdır. Bu yüzden siyaset, halihazırda olduğundan daha iyi yaşayabilmeyi sağlayan amaçlı davranış alanı olarak tanımlanır.

Dünyaya Bakış

1830’lara kadar dünya nüfusu 1 milyarı geçmedi. 1830-1930 arası 2 milyar dünya nüfusu.1930-1986 5 milyar dünya nüfusu. Sınırlama olmazsa, dünya nüfusu her 20 yılda bir 2 katına çıkacak.

Kaynak tüketimi;

–Hızlı nüfus artışı,
–Yeni mal mülk almaya ve daha fazla tüketime iten psikoloji,
–İnsanoğlunun biriktirme arzusu ve bu arzuyla beslenen teknolojik gelişmeler.

Toplum yapısı, geleneksel olarak çifte standart üzerine kuruludur. Refah her zaman eşitsiz dağıtılmıştır.

Temel Konular

Siyasetin temelinde 5 temel konu bulunmaktadır:

–Vatandaşlığın Kapsamı
–Devletin İşlevleri
–Otoritenin Kaynağı
–Otoritenin Yapısı
–Devletin Büyüklüğü ve Dış İlişkileri

Vatandaşlığın Kapsamı

Her birey, devlet çatısı altında bir arada yaşamak zorundadır. Bu biraradalık, bireyleri birbirleriyle iletişim kurmaya zorlar. Bu ilişki nasıl şekillenir? Hepimiz eşit bir zeminde mi durmalıyız? Yoksa bazılarımız diğerlerinden daha mı üstün olmalıdır?Yurttaşlık kapsayıcı mıdır, yoksa bazılarına tanınmış bir ayrıcalık mı olmalıdır?

Devletin İşlevi

Devlet, karşılıklı koruma ihtiyacından kaynaklanır. Bu koruma yapısı kapsamında devlet, işlev alanını genişletmiştir. Devletin yükümlülüklerinin bir sınırı var mıdır? Bir sınır gerekiyorsa bu sınır nerede olmalıdır?

Otoritenin Kaynağı

Devlet, yurttaşlarına hizmet verebilmek için güce sahip olmak ve bu gücü kullanmak zorundadır. Devletin sahip olduğu güçler, hükümette toplandığı  ve burada görev alan resmi görevlilerin sayıca az olması yönetenler ve yönetilenler arası ilişkiyi sorgulamamıza neden olur. Yönetenler, otorite talep etmenin ötesinde, bu otorite ve güç kullanımını meşru göstermek ihtiyacındadır. Yönetilenler ise iktidar üzerinde nihai bir denetime sahip olmak isteyebilir.

Otoritenin Yapısı

Otorite, hangi yapıda ve nerede yer almalıdır? Otoritenin örgütlenme yapısı ve biçimi nasıl olmalıdır? Gücün tek elde toplanması ve gücün dağıtılması mı gerekir? Güç denetimi ve güç dengelerinin yapısı nasıl olmalıdır? Yönetim mekanizması nasıl oluşmalı ve nasıl işlemelidir?

Devletin Büyüklüğü ve Dış İlişkileri

Devletin kapladığı alan ve kapsadığı nüfus olarak büyüklüğü ve devletlerarası ilişkilerde yaşanan sorunları kapsar. Yönetim biriminin büyüklüğü ne olmalıdır? Bir devlet için en uygun büyüklük nedir? Büyüklüğün sınırı ne olmalıdır? Bağımsız devletler arasındaki ilişki nasıl olmalıdır?


Yar. Doç. Dr. İlkay Ceyhan

Zorunlu Not: Bu içerik, Yrd. Doç. Dr. Ahmet İlkay Ceyhan’ın Bahçeşehir Üniversitesi’nde verdiği GEP0603 Current Political Issues ders notlarından derlenmiştir. Söz konusu içerik, ders hocasının sözlü onayı ile yayımlanmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: