Tarihiyle Övünmenin Sınırlarını Aşmak

Her millet de olduğu gibi bizim milletimizde de hatta, fazlasıyla tarihiyle övünme eylemi mevcuttur. Bazen gelecek hakkında konuşurken dahi geçmişimizden söz etmeye bayılırız. Bir türlü kopup ayrılamayız tarihimizden. Elbette ki bu durum ayıplanacak ya da küçümsenecek bir davranış değildir. Sıklıkla tekrarı ise büyük bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarih, nitekim övünülecek bir olgudur.

Geriye dönüp baktığımızda, Osmanlı’dan bize kalan sadece kültür, sanat ve birtakım mühim hadiselerdir. Osmanlı’dan çıkartabileceğimiz milyonlarca ders ve hakikat var. Öncelikle bunu kabul etmek gerekir. Fakat, Osmanlı da tıpkı diğer devletler ve imparatorluklar gibi tarihe karışmış, yok olmuş bir devlettir özünde. Yeni bir devlet kurduk ve adına çok başka bir isim koyduk: Türkiye Cumhuriyeti. Şimdi, hepten Osmanlı’yı yok sayıp, yolumuza devam edemediğimiz gibi, hepten de Osmanlı’yla bir ömür süremeyiz. Tarihte hiçbir devlet ve imparatorluk yok ki, yıkılsın ve sonra tekrar aynı adla, aynı yöntemle ve aynı formatta yoluna devam edebilsin.

Şimdi sorun burada başlıyor. Osmanlı’yı savunan ve tekrar o ihtişamlı günlere, fetihlere doyum olmayan asırlara dönmek isteyen insanlar, bu gerçeği görmezden geliyorlar. Birincisi böyle bir inanca sahip olan kesimdir. İkincisi ise neredeyse bu kesimden nefret eden, Türkiye Cumhuriyetini yüceltip, Osmanlı’yı yerin dibine sokan tipleridir. İkisi de zararlıdır, ikisi de gereksizdir.

Şimdi şunu belirtmek lazım. Tarihinizi istediğiniz kadar yüceltin, yerlere göklere sığdıramayın, tüm müfredatı tarihinize göre şekillendirin. Ne çıkacak? Ne elde edeceksiniz? Bir kez tarihim deseniz de, bir milyon kere tarihim deseniz de bir şey değişmeyecek. Yine söylediğiniz ile kalacaktır.

Asıl önemli olan, tarihiniz ihtişamlı ise onu tüm milletçe, yaşantınızla tekrar anımsatmaktır. Özetle şudur, lafta milliyetçilik ya da devlet sahiplenme, tarih biliciliği taslama, ya da içi boş tarih kasma ile bir yerlere gidilmez, icraatlarınızla en azından sizin bir temsilci olmanız gerekir.