Metropol Bunalımları III

Uzunca bir müddet, kırsalda ya da tatil beldesinde yaşayan insanlar için, şehre gelmek büyük bir eziyet olur. Metropol bunalımları üçüncü kez baş gösterir. Şehir hayatı, trafik keşmekeşi, gürültü kirliliği artık ne varsa olumsuzluğa dair, her şey siz şehre geldikten sonra biraz daha şiddetli artacaktır.

Başınızı gökyüzüne çevirdiğinizde, samanyolu galaksisini gördüğünüz, yıldızı bol gecelerin yerini, çıplak bir mavilik almıştır. Cırcır böceğinin sesini duyduğunuz o yaz akşamlarının yerini, trafikte kornaya basan maganda şöförlerin, vurdumduymazlığı almıştır. Taze çimen kokularını aldığınız, temiz bahar sabahlarının yerini asfalt kokulu, nemli metropol öğlenleri almıştır.

Güneş batımı hiç bu kadar itici gelmemiş olur. Baca dumanlarının, vapur islerinin, egzoz gazlarının hengamesi altında batan güneş, size artık hiçbir şey ifade etmeyecektir. Sabahları kalktığınızda, yatağınız hiç bu kadar, sıcak ve vazgeçilmez olmamıştır. Uykunun kantar olduğu anlar başlamıştır artık. Kendinizi o kadar çok kaptırmışsınızdır ki, metropolün tüm gerekleri, sizlere gereksiz gelmeye başlamıştır. İşte o zaman metropol insanı olmadığınızı anlarsınız. En yakın boşluğun, iznin tarihini beklersiniz.

Sinir katsayıları, birdenbire artacaktır. Olur olmaz şeylere sinirleriniz bozulacak, kendinizi kötü hissedeceksiniz. Kaçınılması imkansız bu düşünce süreçleri, sizlerin yakanızı tam bırakacağı, metropole alışacağınız zamanlar, yine bir kaçış yapacak ve yine süreçler başlayacaktır. Alışamama sürecini atlatmanın en iyi yolu, çok uzun yıllar bekleyip, çok kısa sürelerde kalmaktır kırsallarda ya da tatil beldelerinde. Oysa insan bu şekildeki bir hayattan ne derece zevk alabilirdi ki?

İnsan her şeye alışabilir derler ama insan monotonluğa, sinirleri zıplatan bir mekanizmaya nasıl alışabilirdi ki? Ama alışıyor arkadaşlar. Neye alışmaz diyorsanız, insanlar ona daha iyi alışıyor. Sizce İstanbul’da yaşayan 15 milyonun hepsi de metropolden nefret eden insan olsaydı, nasıl barınacaklar, nasıl alışacaklardı? Akıl karı değildir bana göre.

Üçüncü bunalıma da veda ettik arkadaşlar. Sonraki seride görüşmek üzere. Hoşçakalın.