Telafer Nerede? Stratejik Önemi Nedir?

Telafer Irak’ın Musul iline bağlı bir ilçe olup Musul’un 60 km kadar batısında yer alır, 212.800 civarındaki nüfusun %77’si Sünni ve %22.5’i Şii Türkmeni %0.5’i ise Araplardır. Telafer’e yerleşim, Osmanlı İmparatorluğu zamanında kurulan ve bugünlerde bu bölgede kalıntıları bulunan ileri karakol ile başlamıştır.

Bir Türkmen kenti olan Telafer Irak’ın en büyük şehridir. Şehir merkezinin nüfusu 400 bin civarındadır. Değirmencik, Mahlebi ve Musul’un diğer Türkmen köyleri ile birlikte nüfus bir milyona yakındır. Telafer 36. paralelin kuzeyindedir. Musul’un 60 km kuzey batısındadır. Suriye’ye sınır kapısı olan Telköçek’e 60 km mesafededir. Türkiye hududuna, Cizre istikametinden alındığında, takriben 80 km uzaklıktadır. Ayrıca Nusaybin’e Telköçek-Kamışlı üzerinden 150 km’dir. Haydarpaşa-Bağdat Toros Ekspres hattı Telafer’in 20 km kuzeyindeki Hukne ve Kesik istasyonundan geçmektedir. Kısacası Telafer Irak-Suriye-Türkiye üçgeninde, yani çok önemli bir stratejik konumda yer almaktadır.

Telafer Tarihi 

Telafer Türkmen kimliğiyle tanınmış bir şehir olup, Birinci Dünya Savaşı sonrasında 1920 yılındaki direnişleri tarihe Telafer Devrimi olarak geçmiştir. Sonrasında gelişen Özdemir Harekatı da bunun devamı niteliğindedir. 1926 Ankara Antlaşması ile Türkiye‟nin yöreyi terk etmesinden sonra İngilizler 1932’ye kadar bölgeyi Manda Yönetimine bağladılar. İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve esnasında Telafer için baskı ve isyan geleneği değişmedi. Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında kendini Irak Meclisi’nde temsil imkanı buldu.

Fakat Irak’ın 1959 yılında Bağdat Paktı’ndan ayrılıp Sovyetler Birliği’ne yanaşması ve 60’lı yıllardaki askeri darbeler zinciri Baas İktidarı uygulamalarını başlattı. Fakat 1979’da Saddam Hüseyin’in başa geçmesi Türkmenler için en kötüsü oldu. Tüm Türkmenler üzerinde koyu bir Araplaştırma politikası uygulandı. Saddam’ın Kuveyt’i ilhakı sonrası başlayan ABD İşgali (1991) ve 36. Paralel’in üstünün Barzanî ve Talabanî‟ye terki Türkmenleri arada bıraktı. 

Telafer’in Stratejik Önemi

Telafer şehri Mezopotamya’nın bir kısmını oluşturan verimli Kuzey Irak topraklarının tam ortasında yer almaktadır. Osmanlı kaynaklarında el-Cezire olarak adlandırılan bu bölge tarih boyunca önemini korumuştur. Telafer şehrinin Musul, Diyarbakır, Şam ve Halep gibi önemli bir ticaret ve kervan yolu üzerinde bulunması zamanla güvenliğini ve şehrin önemini ön plana çıkarmıştır. Bu özellikleriyle dikkat çeken bölge ile batılı sömürgeci devletler, 18.yüzyılın başından itibaren yakından ilgilenmeye başlamışlardır. Bu derece önemli bir ticaret yolu ile birlikte verimli topraklar üzerinde bulunan bölgeye İngilizlerin ve sömürgeci devletlerin ilgisi XIX. yüzyılın başlarına doğru daha da artmıştır. Günümüzde   

Telafer’de Son Durum

Çok sayıda yıkık binanın bulunduğu Telafer’de çarşı ve pazarlar da iç savaşın ardından yeniden canlanmaya başladı. Yerel polis güçlerinin güvenliği sağladığı Telafer ilçe merkezinde herhangi bir güvenlik sorunu şimdilik yok gibi. İlçeye geri dönüp, iş yerlerini yeniden açan Türkmenler, göç eden diğer Telaferlilerin de topraklarına dönmesini istedi. Telaferliler gece geç saatlere kadar açık olan lokantalarda yemek yiyip sohbet ederken, DEAŞ işgali sırasında, siyah çarşaf giymeleri zorunlu olan, renkli kıyafet giymeleri yasaklanan ve yanında bir erkek olmadan sokağa çıkamayan kadınlar da artık  çarşı ve pazara çıkmaya başladı. Terör örgütünün yasakladığı renkli kadın kıyafetleri de Telafer çarşısındaki vitrinlerde yerini almaya başladı.

Telafer ile İlgili Aramalar

Google’da Telafer ile ilgili arama yapan kullanıcılar aynı zamanda şunları da aradı; telafer kimin elinde, telafer neden önemli, telafer işid, telafer stratejik önemi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: