Telkari: Unutulmaya Yüz Tutmuş Sanatlar

Telkari, maden işlemeciliği sanatı, ince tel haline getirilen altın ve gümüş gibi değerli madenleri örmek ya da kakmak suretiyle yapılan el işine verilen isimdir. Selçuklu ve Osmanlı gibi geleneksel Türk devletleri izlerini taşıyan telkari sanatında çoğunlukla altın, gümüş, bakır, tunç ve pirinç gibi motifler kullanılırdı.

Telkari kelime kökeni olarak tel işlemeciliği anlamına gelmektedir. Telkari sanatında sıklıkla Arapça “vav” harfi kullanıldığı için bazı kaynaklarda “vav sanatı” olarak da geçer. Esasen ince telden takı süslemeciliği anlamına gelen telkari sanatı, günümüzde daha çok Beypazarı, Mardin ve Trabzon gibi şehir/ilçelerde yaşatılmaktadır.

El işi olmasıyla asırlar boyunca kadınların tutkusu olan telkari, zamanımızın unutulmaya yüz tutmuş sanatlarından biridir. Şahsi olarak devam ettirilen mesleğin geleceği endişe verici.

Telkari sanatının çok eski zamanlara dayandığı, hatta milattan önce 3000’li yıllara uzanan bir Mezopotamya geleneği olduğu da söylenmektedir.

Ankara’nın Beypazarı ilçesinde telkari sanatını icra eden 100’ü aşkın atölye olduğu bilinmektedir. Yukarıda da bahsedildiği gibi Trabzon ve Mardin’de de telkari sanatı ustalar tarafından devam ettirilmektedir. Fakat, bu unutulmaya yüz tutmuş sanatın devam ettirilmesi, sadece atölyelerin katkısıyla olmayacaktır. Usta-çırak ilişkisi ile telkari sanatının ömrünün uzun olmayacağı da aşikar. Tek ve en önemli çözüm yolu, telkari sanatının reklamını yapmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir