Tukidides: Uluslararası İlişkilerin Başlangıç Noktası Tarihçi

Herodot’tan sonra Yunan’ların yetiştirdiği en büyük ikinci tarihçidir. Tukidides aynı zamanda Atina’lı bir tüccar ve savaşta önemli rol oynamış bir kumandandı. MÖ 460-395 yılları arasında yaşayan Tukidides 27 yıl süren Peloponezya Savaşları sırasında yaşamış ve deneyimlemiş olduğu olayları bir kitapta (Peloponezya Savaşları Tarihi) derlemiştir.

Tukidides’in sekiz kitaplık “Peloponezya Savaşları Tarihi” adlı eseri Peloponezya Savaşları ile ilgili temel kaynaktır. Atina donanmasında komutan olan Tukidides, MÖ 424’te Spartalıların Amfipolis’i ele geçirmesini önlemeyi başaramayınca, görevinden ayrılmış ve Yunan coğrafyasında dolaşarak savaşta yer alan önemli kişilerle görüşerek Peloponezya savaşlarının tarihini yazmıştır.

Tukidides’in Peloponezya Savaşları Tarihi adlı kitabı kimilerine göre uluslararası ilişkilerin ilk klasik eseri ve aynı zamanda uluslararası ilişkiler kuramlarının (Siyasette Realizm, Güç Dengesi gibi) başlangıç noktası olarak kabul edilir.

Tukidides ve Herodot Karşılaştırması

İki yazarın Yunan ve aynı zamanda tarihçi olması, birbirleriyle sık sık mukayese edilmesini de doğurmuştur. Öncelikle Tukidides, Herodot‘tan sonra gelen bir tarihçi olarak bilinir. Tukidides’in eserlerinde didaktik, öğretici bir hava varken Herodot’un eserlerinde daha çok hikayeleştirilmiş ve çoğu zaman abartılmış olaylar ve olay örgüsü görürüz. Örneğin Herodot, Yunan-Pers Savaşları sırasında, 300 cesur Spartalının 5 milyon Perse karşı verdiği amansız mücadeleden büyük bir kahramanlıkla ve ruhla bahseder ama Tukidides’in ünlü Meloslular Diyaloğu’nda ve daha birçok bölümünde hikayeleştirilmeye yer verilmez. Herodot romantik; Tukidides realist bir yazardır.

Peloponezya Savaşları Tarihi Kitabındaki Gözlemler

Tukidides, Peloponez Savaşları’nda günümüzde de hala geçerliğini koruyan iki önemli gözlem yapar. Birincisi savaşların çıkış sebebi üzerinedir. Tukidides, Atina ve Sparta arasındaki savaşın bir tesadüf veya Tanrı’ların laneti olmadığını ve devletlerarası savaşların temel sebeplerini tarihi analiz ederek bulabileceğimizi iddia eder. Tukidides için anahtar kelime “güç”tür. Savaş, “Atina’nın artmakta olan gücü ve bu gücün Sparta’da yarattığı korku” yüzünden çıkmıştır. Bu gözlem modern Uluslararası İlişkiler literatüründe “güçler dengesi” ve savaş arasındaki ilişki üzerine yazılan sayısız eserin ilham kaynağı olmuştur.

Tukidides’in ikinci önemli gözlemi ise litaratürde Melian Diyaloğu olarak bilinen bir süreç üzerinden tanımlanır. Melos ki, Melian Diyaloğu’na ismini veren küçük bir ada-devlettir. Peloponez Savaşları sırasında Atina’nın yoğun ısrarlarına rağmen bağımsız kalmayı tercih etmiştir. Atinalı liderler ise Melos’u açıkça tehdit eder ve şu mesajı verirler: “Güçlüler yapabildiklerini yaparlar, zayıflar ise yapmaları gerekeni”

Siyasette Realizm ve Peloponezya Savaşları Tarihi

Peloponezya Savaşları Tarihi kitabının en önemli kuramlarından bir tanesi de Siyasette realizmdir. Atinalıların gemiyle Sparta kolonisi olan Melos’a gitmesi ve oradaki halka boyun eğmesi için yaptıkları “Meloslular Diyaloğu” siyasette realizmle ilk somut örneğidir. Zira Atinalılar Sparta kolonisi olan Melos halkına şunu söylemişlerdi;

Güçlü olan yapabildiğini yapar, güçsüz olan çekmesi gereken acıyı çeker.