Türk Milleti Uyutuluyor

Türk milleti o kadar temiz yürekli ve o kadar saf insanlardan oluşuyor ki siyaset yapmayı bilen, ağzı laf yapan takım elbiseli insanlar meydanlara çıkıp vatan ve millet hakkında konuşunca tüm ayıplar ve kusurlar örtülüyor hemen. Türk milleti olarak aynı zamanda tarihimizle yatan, tarihimizle kalkan bir millet olduğumuzdan dolayı tarih dolayısıyla vatan ve millet Türk milletinin yumuşak karnı.

 
Türk siyasi tarihine yön vermiş, kimilerine göre Türk siyasetine ilham olmuş kişi ya da kişilerin geçmişteki konuşmalarına baktığımızda hassasiyet içeren vatan, millet, bayrak kelimelerini bilinçli olarak sürekli kullandıklarını görürüz.

 

Peki bu kötü bir şey mi ? Elbetteki yöneticiler ve üsttekiler açısından hiçbir problemi yok fakat meydanlarda hitap edilen halk için sıkıntı çok büyük. Klasik bir uyutma ve oyalama tekniği olarak kullanılan bu konuşma formatı halk üzerine sinsice nüfuz eder. Direktiflere ve tek taraflı doldurmalara maruz kalan kitlelerde aşırı duygusallaşma ve reaksiyonlarında fevrilik meydana gelir. Kolay yönetilebilirler fakat yanlış yönetilirlerse kontrol edilmesi zor bir kitle haline çabucak gelebilirler.
Kitlelerin duygularında etki meydana getirmenin türlü yolları, türlü taktikleri ve anahtar kelimeleri var. Yukarıda bahsettiğim gibi daha çok vatan, millet, bayrak, hürriyet gibi kelimeler Türk milleti üzerinde çok büyük etkiler ve derin izler bırakabiliyor. Başka ülkelerde bu oranın Türkiye’nin yakınından dahi geçeceğini sanmıyorum.

 
Halis duygularıyla Akif’in dediği gibi ‘mücerret’ düşüncelerle konuşmacıyı dinleyen halk konuşma bitiminde artık bambaşka biri olarak çıkabiliyor. Tehlike asıl burada bu kadar çok çabuk inanıp kanmamızda. Çabuk inanıyor, duygusal davranıyor ve çoğu zaman duygularımızı aklımızın önüne geçiriyoruz. Kusurları örtmek erdemliktir fakat kusurları örtmenin toplumun ihyası için elzem bir şeyin teşhiri ve tespitini engelleme raddesine gelmesi erdemlikten çok ahlaken yanlıştır ve bunun açıklaması yoktur.

 

İçi boş cümlelerle değersizleştirilen vatan, millet, bayrak kavramları gibi Türklük açısından kutsal değerlerin bu şekilde sembolleştirilmesi beni açıkçası rahatsız ediyor. Fani, geçici kişilerin arkasından körü körüne giden, sorgulamaktan uzak, geçmişini meydanlardan ve televizyon konuşmalarından öğrenen bir toplumun size göre gerçek seviyede örnek bir toplum teşkil etmesi kısa vadede mümkün müdür ?

Buyrun;

“Bir mitingde de aday bağırıyordu, damarlarını şişire şişire: ‘Ey aziz seçmenlerim… Ben seçilsem de, seçilmesem de… Bu memleket için çalışıyorum… Bu memleket…’ Giderek bağırmasını artırdı: ‘Memleket… Vatan… Hürriyet… Cumhuriyet… Milliyet…’ Uzaktan bunu duyan kahve ocakçısı, çırağa seslendi: ‘Koş lan Ali koş… İstanbul kasteleri gelmiş bak! Bitmeden alıver!'” | Halit Kıvanç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: