Türkiye’de Sendikacılığın Tarihsel Gelişimi

Türkiye Coğrafyasında sendikacılığın başlaması ve  gelişimi 19.yüzyıla dayanır. Çeşitli süreçlerden geçen sendikacılık tanımı bugün eskisinden daha farklı yorumlanmaktadır. Kısaca;

1871 yılında İstanbul’da Ameleperver Cemiyeti kurulmuş takip eden süreçte, yaklaşık bir yıl sonra 1872’de tersane işçilerinin grevi patlak vermiştir. Bu olaylar Türkiye’de sendikacılığın başlangıç noktası olarak kabul edilir.

Sendikacılığın ülkeye giriş yapmasıyla birlikte işçilere ideolojik bilinç aşılanmaya çalışıldı. 1889 yılında kurulan İttihad-i Osmani Cemiyeti’nin kuruluş amacı da buydu.Ancak İstibdat yönetimi buna engel olmuş ve örgüt merkezini Fransa’ya taşımak zorunda kalmıştır.

İstibdat yönetimi ne kadar sıkı olsa da özellikle I. Meşrutiyet’in ilanından sonra bir çok işçi eylemi olmuş ve kayıtlara göre 1872-1906 yılları arasında sendika sayısı 25’i bulmuştur. Bununla beraber birçok eylem (grev,toplu iş bırakımı, bazen yağmalama ve sabotaj) de baş göstermiştir. Bu eylemler daha çok yabancı sermaye ortaklarının bulunduğu işyerlerinde olmuş, anti-emperyalist düşünce ile yapılmış eylemlerdi.

II. Meşrutiyet’in ilanını izleyen süreçte işçi eylemleri çoğalarak ve de sertleşerek devam etmiş, nihayetinde 27 Temmuz 1909’da ‘Tatil-i Eşgaal’ kanunu yürürlüğe girmiş ve işçilerin eylem yapmasını ve mevcut sendikaları feshederek yeni sendikaların kurulmasını yasaklamıştır. Tatil-i Eşgaal kanunu şiddet yoluna başvurmadan işçi ve işveren arasındaki problemleri uzlaşma yolu ile çözmeyi amaçlamıştır.

1937 yılına kadar yürürlükte kalan Tatil-i Eşgaal ve 1925 yılında Şeyh Sait isyanı üzerine çıkarılan Takrir-i Sükun yasaları Cumhuriyet’in ilk yıllarında sendikaların kurulmasına ve örgütlenmesine müsade etmemiştir.

1938 yılında çıkarılan ‘sınıf esasına dayalı’ dernek kurulmasını yasaklayan Cemiyetler Kanunu ile sendika kurma hakkı ‘tamamen’ ortadan kalkmıştır.

II.Dünya Savaşı’ndan sonra değişen iş ve işçi koşulları nedeniyle 1946 yılında Cemiyetler Kanunu’ndaki ‘sınıf esasına dayalı cemiyet kurulması yasaktır’ ibaresi kaldırılmış ve 1947-1960 yılları arasında pek çok sendika kurulmuştur.

1952 yılında ilk işçi sendikası konfederasyonu olan Türk-İş kuruldu daha sonra örgüt ‘temsil etme’ ve ‘savunma’ bakımından yetersiz kaldı. Türk-İş’i 1967 yılında kurulan DİSK (Devrimci İşçi Sendikası Konfederasyonu) takip etti. 1970 yılında MİSK (Milliyetçi İşçi Sendikası Konfederasyonu) 1976 yılında Hak İşçi Sendikası Konfederasyonu (HAK-İŞ) kuruldu. Dönemin etkilerinden dolayı bu sendikaların (adı geçmeyen sendikalar da dahil) çoğu ideolojik bir yapıda şekillenmiş, sendikalar bir nevi ideoloji yayan kurumlar haline gelmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir