Ulusların Düşüşü Kitabı Hakkında Yorum ve Eleştiriler

2012 yılında “Why Nations Fail” adıyla yayınlanan Doran Acemoğlu ve James Robinson’un imzası bulunan, dilimize “Ulusların Düşüşü” olarak çevrilen kitap, yayınladıktan kısa bir süre sonra dünya gündemine oturmuştu. Bu değerli kitapta, yine çok değerli bilgilerden ve çok daha değerli olan çıkarımlardan nedensel olarak uzun uzun bahsedilmiş.

Kitapta imzası bulunan Doran Acemoğlu ve James Robinson’un geniş bilgi hazinesi, kendi alanlarındaki yetkinlikleri teknik analizleri kitabın akıcılığında önemli rol oynuyor.

Yeni bir medeniyetin inşası için elzem gördüğüm nadide kitaplardan biridir Ulusların Düşüşü. Kitapta şimdiki ve geçmişteki uygarlıkların, medeniyetlerin ve devletlerin neden başarılı olduğu neden başarısız olduğu çok güzel bir açıdan değerlendirilmiş.

Demokratik hakların gelişimi, şimdiki devletlerin gelişmişliği ve geri kalmışlığı hakkında önemli bilgiler veriyor. Örneğin Güney Amerika ülkeleri neden bu kadar geri kalmışken, hemen yukarısındaki komşusu ABD çağ ötesi bir devlet kurmuş sorusu kitapta bir kasaba örneğinden oldukça güzel veriliyor. Meksika sınırındaki iki kasabanın tarihsel gelişimi üzerinden iki devletin şu anki ekonomik ve siyasi konumu nedensel olarak öne çıkarılmış.

Kitapta İspanyol ve Portekiz’lerin Güney Amerika’daki yaptığı katliamlardan ve Amerikalıların Kızılderililerle ilişkilerinden detaylı bir şekilde bahsedilmiş. Cacas şehrinden, Pizarro’nun Peru katliamlarından ve Dominiken rahibi Bartelomo de las Casas’tan uzun uzun bahseden kitabın detaylarına inince şaşkınlığınızı gizleyemiyorsunuz.

Osmanlı’nın Mısır politikalarından, Avrupalı devletlerin faaliyetlerinden de bahseden kitabın oldukça can alıcı noktaları var.

Kitabı özetlemek elbette ki zor ama genel hatlarıyla kitap bir ülkenin gelişmiş sayılabilmesini iki kurala bağlıyor.

1. Güçlü bir merkezi teşkilat. Düzenli alınan vergi ve güçlü bir anayasal düzen.
2. Güçlü ve sömürgeci devlet şekli. Otoriter ve aynı zamanda ekonomik anlamda sağlam bir yapılanma.

Kitabın eleştirel tek noktası dünya toplumlarının bügününü, dünlerinin ekonomisine göre okumasıdır. Marksist okuma diye adlandırabileceğimiz bu okuma şeklinin hakim olduğu kitapta demokratik haklar bakımından belirli bir geçmişe sahip olan devletlerin bugünün gelişmiş devletleri olduğunu söylemekte.