Varlık Fonu Değerlendirmesi

16 Ağustos 2016’da yani 15 Temmuz darbesinin üzerinden bir ay sonra Varlık Fonu’nun kuruluşu meclisten geçti. Gündemin yoğunluğundan dolayı üzerinde pek durulmayan Varlık Fonu son günlerde kulislerde tartışılan bir konu haline geldi.
5 Şubat 2017‘de kanun hükmündeki kararnameyle Ziraat Bankası, BOTAŞ, PTT, Türk Telekom, ÇAYKUR, TÜRKSAT, Borsa İstanbul ve Eti Maden gibi kamu kuruluşları Varlık Fonu’na devredildi. Aynı zamanda Savunma Bakanlığı fonundan 3 milyar dolar da üç aylığa mahsus olmak üzere Varlık Fonuna devredildi.

Özelleştirme İdaresi Başkanı Mehmet Bostan, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ Genel Müdürlüğüne ve Yönetim Kurulu Başkanlığına atanırken, yönetim kurulu üyeliklerine Yiğit Bulut, Kerem Alkin, Himmet Karadağ ve Oral Erdoğan getirildi.

‘Varlık Fonu’ tartışmaları iki gündür ülke gündeminden düşmüyor. Peki Varlık Fonu özetle nedir?

1-) Öncelikle bir varlık fonunun kurulabilmesi için kamu kurum ve kuruluşlarının elinde bir gelir fazlalığı olması lazımdır.

2-) Amaç gelecek kuşaklara yatırımdır. Ekonomide istikrarı sağlayarak, maliyedeki pürüzleri ortadan kaldırmak hedeflenir.

3-) Varlık fonları Merkez Bankası gözetiminde kurulabilir. Böylece halkta olumlu bir etki yaratarak bağımsız intibası oluşturabilirler.

4-) Sistematik bir şekilde işleyen varlık fonları yatırımlara daha kolay bir finansman bulunmasına yardımcı olur.

5-) Türkiye Varlık Fonu üyeleri, başkanı ve genel müdürü Başbakan tarafından atanır. (Meclis’in onayından sonra denetimi tartışılan Varlık Fonu AKP, CHP ve MHP’nin önerisi baz alınarak müfettişlerden oluşturulan bir komisyon tarafından denetlenmesine karar verildi. Komisyonun ise Başbakan tarafından oluşturulması kararlaştırıldı.

6-) Fonun kuruluş sermayesi 50 milyon TL’dir. Bu rakamınsa Özelleştirme Dairesi fonundan karşılanacak. Fonun büyüklüğü konusunda açıklamalar yapan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Her alanda etkinlik gösterebilecek bir fondan bahsediyoruz. Hedefimiz 200 milyar dolarların konuşulduğu bir fon” dedi.

Varlık Fonuna Yönelik Tepkiler;

CHP milletvekili Aykut Erdoğdu fonla ilgili olarak Paralel Hazine iddasında bulunurken MHP milletvekili Erhan Usta kamu faaliyetlerinin bütçe dışına çıktığına vurgu yaptı.

Ekonomist Uğur Gürses ise konuyla ilgili olarak şu ifadeleri kullandı;

Fon oluşturacak paranız varsa kamu borcunu azaltarak, uzun vadeli faizi düşürmek daha iyi değil mi

9-) Ekonomist Aslı Aydın da konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verdi;

Ekonomiyi tüketim odaklı, borca dayalı ve dış tasarruflara bel bağlayan anlayışıyla bugün yatağa mahkum eden anlayışın çözümü, ileride daha ciddi tehlikelere zemin hazırlıyor.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi eski dekanı Prof. Dr. Yalçın Karatepe Varlık Fonu ile ilgili şu ifadeleri kullandı.

Genellikle dünyada bu fonlar devletin harcamadığı, harcayamadığı kaynakları gelecek kuşaklara daha verimli bir biçimde aktarmak için oluşturulan yapılardır. Bunun en iyi örneklerini körfez ülkelerinde görüyoruz.

Yalçıntepe kurumun denetimden muaf olduğuna da değinerek şu ifadeleri kullandı;

Kısaca bu fon sınırsız bir biçimde sorumsuz bir yapıya sahip. Buraya devredilen varlıkları istediği gibi satabilir. İstediği gibi yatırım yapabilir. Bu fonda çalışanların herhangi bir sorumluluğu yok. Bu kişilerin alacağı ücretleri sorgulama hakkımız bile yok.

 

Öte yandan 15.10.2016 tarihinde Başbakan Binali Yıldırım İstanbul Finans merkezinde inşa edilecek olan BBDK ve SPK binalarının temel atma töreninde şu ifadeleri kullanmıştı;

Bu merkeze ne ihtiyaç var? Finansman yani dünyadaki nakit para artık yeni adresler arıyor. Niye? Çünkü Amerika, Avrupa fazla sıkıyorlar. 50 tane soru soruyorlar. Bu parayı nereden aldın, nerede buldun, nasıl getirdin? İnsanlar da parasıyla rezil olmak istemiyorlar. Onun için İstanbul finansman için, yatırımcılar için, yatırımcılara kaynak için en ideal yer. Onun için buraya, bu merkeze ihtiyaç var ve bunun kararını verdik. İnşallah 1-2 sene içerisinde, buralarda muazzam tesisler, binalar tamamlanacak ve finans merkezi çalışmaya devam edecek

Yapılacak olan projeleri bu şekilde anlatan Binali Yıldırım daha sonra konuyla ilgili olarak tüm bankalara seslendi ve şu ifadelere yer verdi;

Burada sadece bugün temelini attığımız BDDK’nın, SPK’nın yeri yok, aynı zamanda başka kurumlar da var. Ben buradan çağrı yapıyorum; Merkez Bankası, Ziraat Bankası, Halk Bankası, Vakıfbank başta olmak üzere bütün bankalarımız bir an önce gelsin, burada temeli atsınlar. Finans merkezi demek hepsinin bir araya gelerek güçlerini birleştirmeleri demek. Aksi halde birer birer gelirseniz ne olacak? Zaman kaybı olacak. Zaman kaybı olunca da istediğimiz hızda projeler gerçekleşmeyecek.

Özetle Halk Bankası Ziraat Bankası ve Vakıf Bank’ın özelleştirileceğiz sürpriz olmadı fakat gündemdeki gelişmeler ile bu haberi karşılaştırdığımızda Türkiye ekonomisinin tek merkezden yönetimine minimum 10. aydan karar verilmişti. Belki daha da önce olabilir.

Projeden bir görüntü

 

Bugün Hakan Çelik’in konuğu olarak CNN’e konuşan Maliye Bakanı Naci Ağbal Varlık Fonu ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ağbal’ın konuşmasından satır aralar:

 

Türkiye Varlık Fonu hakkında geç kaldı. Burada önemli bir inisiyatif alarak Varlık Fonu’nu kurduk. Varlıkların bir araya getirilmesi ile oluşturulacak sinerji ile Türkiye uluslararası projelerde önemli bir aktör haline gelecek, Varlık Fonu altına alınan şirketler, sayesinde yeni kaynak üretilecek. Türkiye’de sermaye piyasalarındaki oynaklıkların engellenmesi, büyük altyapı projelerin finansmanında önemli bir kaynak elde edilecek.

 

Varlık Fonu ve Şirketler

Varlık Fonu altına giden şirketler, daha fazla katma değer üretecekler. Başka alacağımız kararlarla, uluslararası ortaklıklar da yaparak Varlık Fonu daha da güçlenecek. Kamu Varlıklarından hangileri bir araya getirildiğinde nasıl daha stratejik bir hal olabilir bunu düşünüyoruz.

 

Varlık Fonu İçin Üç Aşamalı Denetim

Varlık Fonu bağımsız kuruluşlar tarafından 3 aşamada denetlenecek. Bağımsız denetim var, Başbakan tarafından görevlendirilen 3 denetim görevlisi olacak ve aynı zamanda meclis denetimi var. Her sene yıllık bağımsız denetim raporu ve başbakana sunulan denetim raporu meclise gidecek. Plan bütçe komisyonu her sene oturacak, fondaki tüm şirketleri tekrar tekrar denetlenecek.

 

Varlık Fonu’na Devredilen Şirketlere Müdahale Olmayacak

Kimse tereddüt etmesin. Varlık Fonu’na devredilen şirketlerin stratejileri, yönetimleri ve personelleri şu anda olduğu gibi devam edecek. Hatta oluşturulan sinerji sayesinde varlıkların oluşturduğu bu değere daha fazla değer katılacak. Sadece hisse devri yaptık. Özelleştirme idaresindeki hisseleri alıp Varlık Fonu’na devrettik. Özellikle kanuna yazdık, uluslararası standartlara sahip stratejilerle yönetilecek. Her şirketin kendi yönetim kurulu ve yönetimleri var. Sadece hissedarlıktan kaynaklanan yönetim organlarını oluşturma yetkisini kullanacak. Stratejilere ve alınan kararlara hiçbir şekilde müdahale olmayacak.

 

Halkbank, THY

Özelleştirme fonunda olan varlıklarda bu fona devredilen şirketler arasında yer alıyor. Halkbank ve THY, özelleştirme planında olan şirketler… Bu varlıklarla ilgili bu şirketlerle ilgili özelleştirme süreçleri yine hükümet tarafından kararlaştırılacak. Varlık Fonu yine hükümetin, bu devletin fonu, kimse endişe etmesin. Yeni uygulama kapsamında, tam uyumlu bir vatandaşımız ise hesaplanan verginin yüzde 5’ini almayacağız. Hedef kitle çoğunlukla KOBİ’ler… İndirilecek olan vergi bir milyon lirayı aşmamak üzere yüzde 5 vergi indirimi yapılacak. 1 milyon liralık parasal sınırı koymamızın nedeni, daha çok küçük ve orta ölçekli şirketlerin faydalanması için.

 

Öte yandan Varlık Fonu ile ilgili olarak Duyun-u Umumiye benzetmesi yapanlar da oldukça fazla hal böyle olunca oturup tekrar düşünmek gerekiyor. 2001 krizi öncesi Ziraat Bankası hesaplarının sıfırlanması da tekerrür olabilir. Devletin sıcak parayı elde tutmasıyla dolar kısa vadede düşüşe geçti fakat kasada para kalmayınca bu da çözüm yolu olmayacaktır.