Yıldız Tozlarıyla Teyemmüm

Çocukça tecessüsümle yaklaşmaktan geri duramadığım bir mesele olan, uzay maceramdan bahsetmek istiyorum. Çocukluğun bana verdiği merak ve heyecana dayanarak, çocuklar için hazırlanmış aylık bilim dergilerinin uzay sayılarını hiç kaçırmazdım. Varsa posterleri alırdım bir dal ve odama asmayı kendime görev bilirdim. Bu konuda bulabildiğim yazıların hepsini okurdum.Üstelik o yaşta idrakimi zorlayan ağır makaleleri bile okumaya çalışmaktan geri durmazdım. Peki beni bu kadar çeken neydi uzay bilinmezine?
Kütle çekim kuvveti değil elbette..Beni çeken şey daha ziyade bir yerlerde gördüğüm “bulutsu” resimleriydi. Nedir bu bulutsu diyecek olursanız cevabım işte burada:
Uzayda kendi ekseni etrafında nazlı nazlı dönen, en az Karadeniz insanımız kadar kızgın gaz ve toz bulutlarından oluşmuş gökcismi desek sorun olmaz sanırım. Ve tabi en az Karadeniz insanımız kadar renkli ve harika olduklarını belirtmeliyim. (Bunu bir Karadenizli olarak söylüyorum)

Bulutsu(Nebula) Görseli-1
Bulutsu(Nebula)Görseli -2

Bu uzay merakı sonucunda bir dönem astronot olmayı da düşünmedim değil. Fakat bilindiği üzere çok alışılmış ve kabullenilmiş mesleklerden sayılmaz. Üstelik bırakın yurtdışına, şehir dışına bile yalnız gitmeme razı olmayan ailemi oturtup masaya uzaya gitmek için ikna etmek…Sanırım deveye hendek atlatmak bundan daha kolay. Yani belki deveyi biraz yeşillikle ikna edebiliriz.(Şurdan bi roka, bi maydonoz abime)
Bu meseleyi bir kere anneme açtığımda bana :
-Orada uzaylılarla karşılaşırsan ve seni incelemek için gezegenlerine götürmek isterlerse napçan? dedi. Bu soru beni biraz kendime getirdi. Yine de “kitlerim uzay aracımın kapısını otururum”diye düşünmeden edemedim.
Bir açıdan,  insanı ürperten de bir konudur bu. Çünkü insanoğlu bilmediği şeylere karşı merak duyduğu gibi özellikle uzay konusunda bununla gelen bir korku da sezilebilir. Bir bilinmezlik, bir boşluk, bir sessizlik hakim meseleye sanki. Değerlerimiz açısından da durumu inceleyecek olursak; “Namaz vakitlerinin tayini neye göre olur? Yıldız tozuyla teyemmüm olur mu? ” gibi deli sorular karşımıza gelecektir.

 

Tüm bunlarla birlikte beni uzay maceramdan vazgeçiren asıl şey; astronotların uzaydaki yaşam şartları oldu. Yer çekimsiz ortamda beslenme , kişisel temizlik, tuvalet ihtiyacı, yön duygusunu kaybetme, kullanılan sıvıların arıtılıp tekrar kullanılması gibi konularda zorluk yaşayacağım aşikardı. Bunları internet üzerinden videolarla görmek bile uzay şartlarının zorluğunu gözler önüne seriyor.
Aslında uzayda beslenme konusu,  leblebiyi yukarı doğru fırlatıp, ağzıyla kapmayı sevenler için zevkli bir deneyim olabilir. Böyle bir hobiye de hiç sahip olmadım. Sonuç olarak şartlar benden yana değildi. Fakat bu konuda yoğun ilgiye ve bilgiye sahip insanların çalışmalarını hayranlıkla takip etmekten geri kalmayacağımı da belirtmek isterim.

Uzaya gitmek benim için bir çocukluk hayali olarak kalacak belki. Yine de bazı geceler gökyüzüne baktığımda, muhayyilemde bu hayalin kırıntılarını bulabilirim. Bunları şuan karşımdaki kitaplığa iliştirilmiş birkaç suluboya resmine bakarak söylemek beni gülümsetmeye yetti bile. Çünkü bu; bazı hayaller gerçekleşmeyecek olsa da, içimizin kuytularında hep o çocuksu heyecanıyla parlayıp duruyor demek.

Metinde bahsi geçen kitaplığa iliştirilmiş suluboya resimleri

illegalHafiz

bir takım tanıklıklar

Yıldız Tozlarıyla Teyemmüm” için 2 yorum

  • Ocak 7, 2017 tarihinde, saat 1:42 am
    Permalink

    Hayaliniz gerçekten çok güzel, böyle bir hayalin gerçek olmasını çok isterdim ama bazen o hayali kurmak yaşamaktan daha güzel olabiliyor. İnşaAllah sizinki de onlardan olur😊 Güzel yazı Tebrikler👏

    Yanıtla
    • Ocak 7, 2017 tarihinde, saat 11:52 am
      Permalink

      Haklısınız.Benim kanaatim de bu yönde.Güzel yorumunuz için ayrıca teşekkür ederim. 😊

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: