Zabıta: Ucuz Kahramanlar

Zabıta ekiplerinin yaptığı bugüne kadar herhangi bir işlemde hukuka aykırılık teşkil ettiği için görevinden uzaklaştırılan ya da alınan bir memur yok fakat zabıta ekiplerinin kontrollerinde sözde hukuka aykırı olduğu tespit edilen ve tezgahlarından ayrılan masumların ekmeği epey ellerinden alınmış. Zabıtaların bu ucuz kahramanlıkları ülkede ben de dahil çoğu kişinin tepkisini çeken ve oldukça “kana dokunan” çirkin riyakarlıklardan biri. Taşıdığı üniformanın hakkını verme konusunda çoktan sınıfta kalmış bu üçüncü sınıf devlet memurlarına olan nefret geçtiğimiz gün ıhlamur satan 80 yaşında bir ihtiyar amcanın elinden tezgahını almasıyla iyiden iyiye körüklenmiş durumda.

Aciz ve güçsüz insanların ekmeğiyle oynamak konusunda oldukça pişmiş zavallı güruhun son kurbanı olan yaşlı amcanın feryadı birçoğumuzun hala kulaklarında.

Sokakları mafyalarına peşkeş çeken ve şehrin tüm ara sokaklarını kendi meskeniymiş gibi belleyen mafyalara karışmaya gözleri yemeyen zabıtaların kurbanları genelde sesi çıkmayan, garip, dilenmeyen insanlar oluyor. Bu durum da haliyle kendilerine sirayet eden tüm çirkin vasıfları pekiştirmekten başka herhangi bir işleve sahip değil.

Büyük bir riyakarlık mesleği olan zabıtaların ucuz kahramanlıkları kendilerine olan nefreti başka herhangi bir mesleğe olan nefret kadar artırmamıştır.

Kendilerinden başka kimsenin havalı ve forslu görmedikleri ucube kıyafetli bu insanların vizyonları ve meslek ahlakları heyecan aramalarından kaynaklanıyor olsa gerek nerede zayıf ve güçsüz insan görseler tezgahlarına el koymak oluyor.

Aynı hassasiyeti Suriyeli mültecilere de göstermelerini dilediğimiz zabıtlar bu konuda ne gariptir ki oldukça çekimser kalıyorlar. Ötekileştirmekse bunun adı ötekileştirmek olsun. Bizim ülkemizin, öz vatanımızın evlatlarının tezgahlarını tüm yakarışlarına rağmen en ufak bir vicdan sızlaması duymadan toparlayan, ekmek teknelerini başlarına yıkan bu zavallılar, maalesef hüsnüzanı örseliyor, zaten gergin olan ipleri iyice geriyorlar.

Asıl ilginç olan nokta bu ucuz kahramanlıklarını ezelden beri devam ettiren bu insanlara yetkili mercilerden herhangi bir yetki sınırlandırılması ya da inisiyatif kullanma yetkisi olmadı aksi gibi yetkileri artırılan bu insanların aynı zamanda gaddarlıkları da arttı.

Zabıtanın görevi halk ve devlet arasında köprü olmak iken kurulduğu günden bugüne kadar geçen sürede hiçbir zaman yapıcı olmadılar. Hep yıkıcı ve hep nefret kusulan bir tarafları oldu. Tez zamanda başka kurumlara bağlanır. Her yere atanan kayyum bu kuruma da atanır da belli düzelirler. Gerçi kim bindiği ağacı keser?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir