Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu Kimdir?

Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu 1901 yılında Erzurum’un Tortum ilçesine bağlı Çamlıyamaç köyünde doğdu. Çocukluk dönemi Doğu Anadolu’nun göç yıllarına denk geldiğinden ve babasının görevi nedeniyle sık sık şehir değiştirmiştir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde Felsefe Bölümünde okumuş, sonrasında Posta Telefon Telgraf İdaresi’nde çalışmıştır. Mezuniyetinden sonra Anadolu’nun farklı yerlerinde felsefe, sosyoloji, edebiyat öğretmenliği yapmıştır. Strasbourg Üniversitesi’nde Felsefe Bölümü’nde Ziya Gökalp Hayatı ve Sosyolojisi isimleri ile doktorasını tamamlamıştır. Türkiye’ye tekrar döndüğünde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde felsefe ve ahlak doçenti olarak göreve başlamıştır. Aynı sene 40 yıl yayın hayatında kalan “İŞ” Dergisine kurmuştur. 1938 yılında İktisat Fakültesi’ne Sosyoloji Doçenti olarak geçmiştir, 1942’de profesör 1958’de ordinaryüs profesör unvanını almıştır. 1972’de emekliye ayrılıncaya kadar sürdürdüğü sosyoloji kürsüsü başkanlığının yanı sıra, İktisat Fakültesi Dekanlığı İçtimaiyat Enstitüsü ve Gazetecilik Enstitüsü Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştur. 27 Mayıs harekatından sonra Milli Birlik Komitesi tarafından Maden Kredi Bankası yönetim kurulu üyeliğine atanmıştır.1974 yılında vefat etmiştir. Ağırlıklı olarak iktisat sosyolojisi yöntem bilim konuları üzerine odaklanan Fındıkoğlu’nun çalışmalarında kooperatifçiliğin ayrı bir yeri vardır. Bu bağlamda İş ve Karınca dergilerinin onun yaşamında ayrı bir yeri vardır.
Fındıkoğlu dendiğinde aklımıza gelen kilit kavramlar; Science Sociale, toplum, yaygın kültür, determinizim ve hürriyetçilik görüşü, tarihi metot ve koperatvizimdir. I. Dünya Savaşı döneminde bulunup dönemin önemli sosyologlarından olan Fındıkoğlu’nun sosyolojik düşünce anlayışına baktığımızda ise Ziya Gökalp’in “ilim vatan içindir” ekolünü savunduğunu görmekteyiz. Sosyoloji bilimine önemli misyonlar yüklemiş, eski ya da yeni sosyolojinin konusunun toplum(cemiyet) olduğunu söylemiştir. Durkheim ve Gökalp gibi sosyolojinin konusunu sosyal realite olarak göstermiştir. Sosyal olay ve olguların tanımını geniş bir şekilde yapmış, sosyal realite realiteler serisi için de ayrı bir varlığa sahiptir, demiştir. Realite alemi bir bütün olarak toptan göz önüne alındığında onun sosyal parçası diğer parçaları ile karmaşık İlişkiler içindedir. Durkheim ve Comte’nin sosyolojisinden etkilenen Ziya Gökalp‘in çizgisinden ilerlemiştir. Yani Fındıkoğlu sosyoloji toplum bilimidir, demiştir. Çalışmalarında çeşitliliği ve çok yönlülüğü ile ortaya çıkmıştır. Temel hedefi ise Türkiye’de yerli ve milli bir düşünce geleneği kurmaktır. Bu amacından ötürü çeşitli monografik çalışmalar yapmış, çeviri faaliyetlerinde bulunmuş, çeşitli anketler yapmıştır. Güncel problemler ile ilgili eserler ortaya koymuş, çeşitli sivil toplum kuruluşlarına ve yayın organlarını kurarak bilimsel ve felsefi konularda katkıda bulunmuştur. Türk sosyolojisine önemli katkıları bulunmaktadır. Dönemin ekolü sosyolojizimdir fakat Fındıkoğlu Science Sociale ekolünün kullandığı teknikleri savunmuştur. Bunun temel sebebi ise ona göre sosyolojizimin genelliliği ve teorikliğinden Science Sociale’nin uygulamalı sosyoloji anlayışına geçildiği takdirde gerçek sosyolojik bilgiye ulaşılacak ve ülkenin sosyal özellikleri tanınarak sorunlara çözüm üretilecektir. Ona göre zamanın ve mekanın sınırlarından sıyrılarak yasallık ve nedensellik ilkelerine yönelmek sosyoloji tarihinin dönüm noktasıdır. Bu anlayış üzerinden ilerleyen Türk tarihçiliği Türk sosyoloji ise birleşecektir. Fındıkoğlu’na göre sosyoloji sosyal hayatı çeşitli metotların yardımı ile tanımaya çalışmaktır.

  • Fındıkoğlu sosyolojiyi 3 başlık altında şu metotlarla incelenmiştir. Determinizm ve hürriyetçilik, tarihi metot ve bütüncü görüştür.
  • Fındıkoğlu Türk sosyolojisinin Avrupa etkisine girmeden önce dini ahlaki bir sosyal adalet ve siyasi- iktisadi bir sosyal siyaset fikri üzerinden ilerlediği bilinmektedir.
  • Kooperatifçilik ve sosyal siyaset anlayışı üzerinde durmuştur, toplumda var olan üretim ilişkilerinin değişmesini engelleme amacıyla önerdiği temel araçlardan birisi Kooperativizimdir. Dayanışma, birlik, bütünleşme ve dengenin sağlanması amacına yönelik Kooperativizm üzerinde durmuştur. Millet kavramı, üç hal yasası, Durkheim iş bölümü, dayanışma konularına önemli bir yer ayırması, değerler sistemini ilişkin vurgulamaları, plüralist (toplum bilimi) yöntem anlayışı, Türkçülük ve ırkçılık konusunda düşünceleri hep bu amaca yönelik örneklerdir.
Fındıkoğlu’nun önemli birkaç eseri ise:
  • Bayburtlu Zihni
  • Le Play Mektebi
  • Hukuk sosyolojisi
  • Türk aile sosyolojisi
  • Bediiyat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir