Aylık Akbilin Verdiği Keyif

Aylık akbilin, abonman kartının ya da adı her neyse o kartın verdiği huzur bazen hiçbir şeyde bulunmuyor. 200 basımla neredeyse sınırsız olan bu kartın, sizi İstanbul’da götüremeyeceği yer yok demek biraz iddialı olur ama çoğu yere götürür. ‘We have EGO kart. W ego everywhwere, free’ olmasa bile aylık öğrenci için 80 TL gibi ‘ne kadar da ucuz’, ‘ben o kadar kullanmıyorum ki’ arasında bir ücrete tabi. Mükemmel bir olanak. Bir sürü avantajı var anlatayım.

İstanbul’da yaşıyorsanız bilirsiniz ki ufacık mesafelere bile bazen bir ya da iki vasıtayla gitmek zorunda kalırsınız. Beşiktaş’tan Taksim’e üç vasıtayla gitmek gibi. Bu bazen lükslüğe de girebiliyor. Ama hız istiyorsanız fünikülere binersiniz. Yok aktarmaya para alır mı? Ne kadar para kaldıydı? Bu akbil yükleme yerleri neden her durakta yok? gibi soruları sormazsınız ama şuna dikkat edin: Son kullanma tarihi. Yoksa o menfur akbil okuyucuya bakmadan otobüse doğru yöneldiğinizde ‘yetersiz bakiye’ diye hayvan gibi bağıran dijital sese maruz kalırsınız. Hayır bu cihaz gerçekten de ‘geçersiz kart’ ya da ‘doğum gününüz kutlu olsun’ gibi sesleri ‘üflesen parçalarına ayrılacak gibi seslendirirken bu ‘yetersiz bakiye’ sesini en arkada oturan mahalle sorumlusu, 60 yaş üstü amca bile duyabiliyor.

Neyse amanın dikkat edin o son kullanım tarihine. Daha sonra otobüste şu senaryo yaşanır: Bir kişi gelir yine hayvan sesli okuyucu böğürür: Yetersiz bakiye. Bin bir mahcupla otobüsteki diğer insanlara sorulur: Akbiliniz var mı fazladan? İçlerinden birine sorunca da: Maalesef, aylık akbil cevabını alır. Sonra bir baba yiğit gider basar, sonra otobüs şu olayı izler. Akbili basan, parayı alacak mı almayacak mı? Ben o anlarda diğerlerinin gözlerini izlemeye bayılıyorum. Bayağı zevkli oluyor.

Bir tavsiye: Maalesef aylık akbil kelimesini ayda bir kereye mahsus olarak kullanın. Duyanlar için biraz itici olabiliyor. Havaya bak, tarzını yesinler gibi nemrut bakışlar üzerinize çöreklenebilir. İlk durakta inin arkasından gelene binin derim.

Bir de ben hiç bu aylık akbili bitireni görmedim. En son 28’e kadar düşürdüm ama ondan ötesi yok. Rekorum yirmi sekiz. Ama duymuştum bitirenler var diye. 28’i de arkadaşa ver, o da arkadaşına versin, İstanbul turu felan yapınca olmuş yine benim çabam değil.

Velhasıl aylık akbil güzel, rahat, sorunsuz. İstanbul’un en güzellerinden. Öyle ağır matematik hesabı yapmanıza gerek de yok hem. Aktarmadan gelse, metrobüs çıkışında o meşhur cihazdan da 25 kuruş gelse, oradan da aşağı sallanır gideriz gibi planlar da yapmaya gerek yok. Tercih sebebim tamamen bu: Rahatlık.