Bencil İnsanlar

Yaşantılarımız karşımıza pek çok değer, insan, tecrübe ve anılar çıkartır. Her birisinden bir şeyler katarız kendimize. Bazen cömert, eli açık insanlarla karşılaşırız, bazen gizli kahramanlara bazen de bencil insanlara. Bencil insanlar ki hayatta hep kendilerine yaptıklarıyla, söyledikleriyle veya yaşantılarıyla hayretle bakılmalarını sağlamışlardır. Korkulması gereken bir ademoğlu türüdür. Çünkü bencil insanlar için kendinden başkasının bir önemi yoktur.

Bencil insanlar nazarında teşekkür, sevgi ya da onur herhangi bir anlam ifade etmez. Pragmatist tutumun zirvesinde yer alan bu keskin grubun üyeleri için dünya üzerinde varsa yoksa kendileridir. Her yerde karşılaşmanız mümkündür. Örneğin vize zamanı yaklaştığında, herkes ortaya notlarını koyarken bir kişi koymaz, saklar ve ısrar etseniz, isteseniz dahi vermez. Neden? Çünkü sınavda en yüksek notu o almalı. Mesela her halı sahada rastlanan bir profil vardır; tüm sahayı çalımlar, bir daha çalımlar, iyi top sürer ama kaleye bir tek o gidecek ve takımının golünü yalnız o atacaktır. Pas vermez, takım oyununa katkı vermediği gibi oyun düzenini bozar. Fakat sıra kendisine geldiğinde pas istemeyi çok iyi bilirler.

İlginç olan nokta ise bencil insanların çoğunlukla başarılı olmalarıdır. Eninde sonunda başarılı olurlar. Aynı zamanda bencil insanlardaki hırs miktarı diğer insanlara göre kat ve kat fazladır. Bencil olan insanların paylaşımda bulunmamalarının temel nedeni birilerinin onu geçmesi korkusudur. Bu yolda önüne çıkan her engeli kaldırmaktan geri durmayan bencil insanlar, bu yaptıklarının aslında doğal olduğuna kendilerini müthiş derecede inandırmışlardır. Mutsuz oldukları anlarda bile acısını kendi içinde yaşamayı tercih ederler.

Arkadaş çevreleri ise oldukça kısıtlı olan bencil insanlar, ilerleyen dönemlerinde kendileriyle aynı zihinden insanlarla dahi anlaşamayacak seviyeye gelirler. Tabi şimdi iki bencil bir araya gelirse, diğeri öbürünün arkasından iş çevirecek, onun kuyusunu kazacak. Bencil insanlar da bunu çok iyi bildikleri için kendi silahlarıyla, aptallar gibi vurulmak yerine dört dörtlük bir yalnızlık yaşamayı tercih ediyorlar.

Modern toplum yapısının ve akademik hayatın kişileri bireyselliğe ittiğini görmekteyiz. Ve yaşantılarımız genellikle bencilliğin kapısına uğruyor.  Bireyselliğin bir sonraki aşaması ise bencillik gibi acı bir sondur. Hayat düsturları ‘her koyun kendi bacağından asılır’ sözü üzerine kurulu olan bu insanları John Dewey görse, mezarında ters dönerdi kim bilir? Sözün yerini ‘birlikten kuvvet doğar’ sözü almadığı müddetçe insanlığın bu büyük sorunu çözülemeyecektir.