Big Data Nedir? Hangi Alanlarda Kullanılır? Nasıl Elde Edilir?

Bugünlerde “Big Data” kavramını sıklıkla duyuyoruz. Haberlerde, çeşitli bloglarda, sosyal medyada veya bir arkadaşınızla konuşurken bu kavramın cümle içinde kullanıldığına şahit oluyoruz. Peki nedir bu Big Data? Ne işe yarar? Nasıl elde edilir? Öncelikli olarak “nasıl elde edilir” sorusunu yanıtlayalım. Bugün Big Data elde etmek için neredeyse tüm imkanlar seferber edilmiş. Yani bir başkasına kendi özelinizi vermemek ya da güvenlik için birtakım önlemler almanız gibi tedbirlerin hiçbir önemi yok. Zira Big Data, bugünkü teknoloji seviyesinin de üzerinde bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Teknolojinin insan kurnazlığı eklenmiş hali, bugün gerçekten “korkutucu” boyutta.

Big Data Nedir?

Şirketlerin veya kurumların, verimliliklerini artırmak ve iş sürekliliğini sağlamak üzere çeşitli araçları kullanarak müşteri bilgilerini elde etmesi olayına “Big Data” adı verilir. Big Data’nın tanımını yapmak hayli zor. O yüzden tanımımdan çok açıklamasına yer vereceğiz.

Big Data Nasıl Elde Edilir?

Bitkide saksı değilseniz veya bir mağarada avladıklarınızı yiyip yaşamıyorsanız teknolojiden muhakkak nasibinizi almışsınızdır. Bugün dünya üzerinde 7.5 milyarın üzerinde türdaşımız var. Bazı istatistikler gösteriyor ki teknolojinin boyutu, sanıldığından çok daha ileride. Nasıl mı? Gelin hep beraber şu istatistiklere bir bakalım.

  • 4.02 milyar internet kullanıcısı var. Bu, dünya nüfusunun %53’üne tekabül eder.
  • 3.19 milyar sosyal medya kullanıcısı var. Bu oran ise dünya nüfusunun %42’ sini oluşturur.
  • 5.13 milyar mobil kullanıcısı var. Bu ise dünya nüfusunun %68’ i ediyor.
  • 2.95 milyar mobil sosyal medya kullanıcısı var. Bu da dünya nüfusunun %39’unu demek.

Bugün sadece 2 milyarın üzerinde Facebook kullanıcısı var. Yani bu demek oluyor ki dünyanın 4/3’ü teknolojiyle haşır neşir.

Big Data Bu İşin Neresinde?

Eskiden gazeteler vardı veya televizyonlar ya da radyolar. Fakat bu araçlarda eksik olan bir şey vardı: Geri Dönüşüm. Yani “Feedback”. Birer propaganda aracı olarak uzun bir süre iş gördüler. Fakat sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla bu durum tam tersine döndü. İnsanların, birer medya haline dönmesiyle eski kavramların önemi de yavaş yavaş ortadan kalktı.

Bugün bir kişi, Twitter hesabından paylaştığı bir fotoğrafla kurumum krize girmesine neden olabilir. Kriz iletişimi düzgün yapılmadığında kurumun iflasına dahi neden olabilir.

Kişilerin bu kadar önemli olması ve teknolojinin kişiler üzerinde ilerlemeye devam etmesi, teknolojinin “propaganda” ayağına da son vermiş oldu. Artık kişiler kurumların değil; kurumlar kişilerin kölesi olmaya başladı. Bu ise kurumların yeni bir savaş açmasına neden oldu. Bir şekilde bunun geri alınması gerekiyordu. Fakat bunun için eskisinden daha iyi çalışmak ve daha çok rakamlar üzerinden gitmek gerekiyordu. Tam bu noktadan sonra “Big Data” konuşulmaya başlandı. Yıl olarak vermek mümkün olmasa da 2010’dan öncesi demek daha doğru olacaktır.

Kurumların kaybettiği otoriteyi farklı yollardan geri alması için farklı yolları denemesi gerekiyordu. Bu adım “Big Data’nın doğuşu” olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir