Felsefenin Gerçekliği

Günlük yaşantımızda farkında olmasak da neler yaşıyoruz? Yeni bilgiler yüreğimizi sızlatan olaylar. Genel olarak yaşarken olayların farkında değilizdir. Evet bugün şunları yaşadım. Peki neden,niçin? İşte felsefe…

Felsefe bilgelik sevgisi ya da hikmet arayışıdır. Bir düşünsel etkinliktir. Felsefe için bir baskaldırıdır da diyebiliriz. Hayatın her alanında bizimledir. Felsefede önemli olan sonuçlardan çok bu sonuçlara varma biçimidir. Soru sordukça sonu gelmeyen bir felsefi zincire dahil oluruz. Nasıl ki hepimiz farklı düşünürüz, o halde hepimizin felsefe anlayışı farklıdır. Herkes felsefe yapar, peki felsefe de doğru yanlış var mıdır? Madem felsefe düşünme, sorgulama, yorumlama ise burada nasıl doğruluk ararız? Herkesin düşüncesi kendine göre doğru değil midir?

Felsefede doğruluk kavramı zihinle, zihinde bulunan veya zihnin ürettiği şeyle, teknik deyişle “önerme ” ile ilgilidir. Gerçeklik ise söylenen şeyin, iddianın konusu olan şeydir ve dış dünyada nesnel dünyada bulunur. Örneğin “Güneşin”, “havanın sıcaklığı”, “yağmur yağması ” bir doğru değildir, bir gerçektir. Ama Güneşin var olduğuna, havanın sıcak olduğuna, dışarıda yağmur yağdığına ilişkin sözümüz, beyanımız “doğru” dur. Evet şimdiki sorumuz ise madem gerçek olan nesnel dünyada varolandır, gerçek felsefe var mıdır?

Gerçeklik tanımını biraz genişlettiğimizde gözlenebilme, anlaşılabilirlik ölçütü de dahil olur. Ve kavramlar genişledikçe bambaşka ufuklara yol alırız. Sonuç olarak gerçek felsefe vardır. Ama herkesin felsefi düşüncesi, anlaşılabilirlik düzeyi kendine göre gerçektir. Gerçeklik felsefede göreceli bir kavramdır. Bizler felsefenin sonu gelmeyen yolculuğuyla başbaşayız her zaman.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir