Doğal Seleksiyon Nedir?

Doğal Seleksiyon, Doğal Seçilim; Natural Selection. Kavramdan ilk kez bahseden kişi aynı zamanda Evrim Teorisini ortaya atan Charles Darwin’dir. Doğal Seleksiyon veya Doğal Seçilim terimlerinden ilk kez “Türlerin Kökeni” adlı kitabında bahseden Charles Darwin, doğal seleksiyonu evrimin yürümesini sağlayan mekanizma olarak tanımlamıştır.

Kavram özünde doğaya adapte olanın seçilmesi, adapte olamayanların ise yok olmasını öngörür ve bu sayede sistemde en güçlü olanlar yer alır. Seleksiyon tek başına güçlü olanın değil aynı zamanda doğaya “daha çok” uyum sağlayanın seçilmesi demektir.

Örneğin bir çita sürüsünden kaçan zebraların içinde en zayıf ve güçsüz olanın çitalar tarafından yem olması ve sistem dışı kalması doğal seleksiyonun tabi bir sonucudur.

Charles Darwin‘e mi yoksa Herbert Spencer’e mi ait olduğu tartışılan “Survivor of the Fittest” teorisi de yine aynı konu üzerinde durmaktadır. Burada tartışılan “fittest” kelimesi, iki ihtimal üzerinde yoğunlaşmaktadır. İlki güçlü olanın hayatta kalması; ikincisi ise doğaya en uyumlu olan türün hayatta kalmasıdır. Fakat iddialar ikincisinin yani doğaya “daha” uyumlu olanın hayatta kalması yönünde ağırlık kazanmaktadır. Doğaya daha uyumlu olanın hayatta kalmasının “fittest” kelimesinin karşılığı olduğunu savunanlara göre dinazorların sistemde güçlü oldukları aşikardı ama sırf güçlü oldukları için sistemde ebediyen kalamadılar ama güç bakımından dinazorlardan oldukça geride olan bakteriler ve tek hücreliler hala sistemin içerisindeler.

Doğal seleksiyon değişen çevre şartlarına ve tabiat düzenine ayak uydurmayı ve bu sayede yaşamı devam ettirmeyi öngörür bu süreçte değişen çevre şartlarına uyum sağlamakta zorluk çeken veya uyum sağlayamayan canlılar yok olmaya mahkumdurlar.

Tarım devriminden önce insanların yaşantısı da doğal seleksiyona dayanıyordu. Ne zamanki insanoğlu üzerine bastığı toprağı ekip biçmeye kalktı işte o zaman doğal seleksiyonun zorunlu kıldığı ölümleri engellemiş oldu. Tarım devrimine kadar mağaralarda yaşayan insanoğlunun sıradan bir memeliden hiçbir farkı yoktu: Avcı toplayıcı, günü kurtaran, kolektif hareket etme zorunluluğu olan sıradan bir memeli. Bu sayede içlerinde en güçlü ve en uyumlu olanlar hayatta kalıyordu.Üstelik şimdiki insanlara göre oldukça sağlıklı ve iri yapılıydılar. Tarım devriminden sonra, toprağı ekip biçmeye başlayan insan, doğanın kendisine hükmetmesinin de önüne geçmiş oldu. Aynı zamanda devrimden önceki insanoğlu ile sonraki insanoğlu arasında büyük farklar vardı: Daha çok hastalanıyorlar, daha çok sorunları oluyor ve daha çok üretmek zorunda kalıyorlardı. Üstelik o eski iri yarı yapılarından eser yoktu.

Kısaca doğal seleksiyon, doğanın canlılara hükmetmesi ve canlıların kendisine itaat etmesini istemesi demekti. Doğal Seleksiyon, daha güçlü ve daha uyumlu olanın, çevre şartlarına uygun yaşayanların hayatta kalması, ötekilerin sistemden elenmesi, yani ölmesi anlamına geliyordu ayrıca.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir