Fenikeliler

Sami kökenli bir halk olan Fenikeliler, milattan önce 3000’li yıllardan itibaren bugünkü Suriye, Lübnan ve Filistin’in Akdeniz sahillerinde yaşayan, tarihin en ünlü tüccar kavimlerinden biridir.

Fenikelilere, kızıl insanlar anlamına gelen ‘Phoinike‘ ismini veren Yunanlar olmuştur. Kendilerini Sami dilinde de kırmızı anlamına gelen Kenanigi’den hareketle ‘Kenaniler’ olarak da adlandıran Fenikeliler’e İbraniler tam karşılığı olacak biçimde Kenaani, yani ”tüccar” ismini vermişlerdi. Fenikeliler; sırasıyla Mısır, Asur, Pers ve Roma hakimiyetinde yaşadılar.

Bazı kaynaklarda geçen Fenike şehir devletleri Byblos, Sidon (Sayda) ve Sur (Tyre) olarak geçmektedir. Bu şehirler şimdiki Suriye, Lübnan ve Filistin’in Akdeniz sahillerinde yer alan şehirlerdendir. Fenikelilerin bu şehirlerin dışında pek çok koloni şehirleri vardır.

Siyasi olarak şehir devletleri halinde yaşayan ve monarşi ile yönetilen Fenikeliler, tarihlerinde hiçbir zaman tam anlamıyla istikrarlı olamamışlardır. Askeri açıdan oldukça zayıf olan Fenikeliler bölgelerinde varlıklarını devam ettirebilmeleri için diğer güçlü devletlere vergi ödemek mecburiyetinde kaldılar. Öte yandan Akdeniz havzasında birçok yerde deniz kolonileri kurarak Akdeniz havzasında ticareti canlandıran Fenikeliler, bir yandan da birikimlerini bölgedeki halklarla paylaştılar ve doğal olarak onlardan da birçok noktada etkilendiler.

Akdeniz’den Kamerun’a

Fenikeliler tüccarlığın yanı sıra bilimle oldukça ilgiliydiler. Hatta astronomi bilimine o kadar çok ilgiliydiler ki tüm Akdeniz havzasını milattan önce 3000’li yıllarda astronomi sayesinde keşfettiler. İspanya’ya kadar gittiler, daha sonra Fas kıyılarını dolaşıp Kamerun’a kadar gittikleri de bilinmektedir. Örneğin Kıbrıs’ı keşiflerinde buradaki bakır madenini buldular ve bir dönem bakır ticaretinden oldukça iyi paralar kazandılar. Tıpkı coğrafi keşifler sonucu sarsılan İspanya ve Portekiz imparatorlukları gibi kendi şehir devletlerini epey zengin kılmalarına rağmen birleşmediler. Bu onların kısa bir süre sonra, önce Perslere daha sonra Roma’lılara boyun eğmek zorunda bıraktı.

Fenikeliler ve Alfabe

Ticaretle hemhal olan Fenikeliler kurdukları kolonilerde malların tasnifi ve alış-verişi kolaylaştırmak için o zamana kadar kullanılagelen tüm alegorik işaretleri belirli bir kalıbın içine sokmaya başladılar. Bu alfabelerin doğuşu için ilk adımdı. Neden Fenikeliler? Fenikeliler tarihteki ender koloni devletlerinden  biriydi ve her zaman bir hareket halinde, kimi zaman şimdiki Anadolu topraklarında kimi zaman Lübnan dağlarında kimi zaman da Nil Nehri deltasında yaşarlardı. Bu sayede gezdikleri ve ticaret yaptıkları bölgelerdeki tüm zenginlikleri aldılar. Bunların içinde alfabe de vardı. Tarihte bilinen ilk modern alfabeyi bulan Fenikeliler, Mezopotamya uygarlıkları başta olmak üzere bölgedeki tüm kavimlerin kullandığı ve belirli bir anlama gelen sembolleri şu zamanda kullandığımız Latin alfabesine yakın bir şekilde çevirmeyi başardılar.

Fenikeliler ve Din

Çok tanrılı bir dini inanca sahip olan Fenikelilerin en büyük tanrıları; bereket tanrıçası Astrat ve tarım tanrıçası Atargatis‘tir. Dağlar Tanrısı Hodada, Gök Tanrısı Baale‘dir. Dilleri Sami kökenli Kenanca’dır.

Kuzey Afrika’da Tunus’ta bulunan Kartaca şehri de milattan önce 800 yılında Lübnan’ın Sur kentinden kovulan bir grup isyancı Fenikeli tarafından kurulmuştur.