Gerçeği Kendine Saklamak, Yalan Söylemek Kadar Kötü Müdür?

Gerçeği kendine saklamak yalan söylemek kadar kötü müdür? Kötü olan sadece söylenince ya da yapılınca mı meydana gelenlerdir. İnsan bazı şeyleri söylemeyip içinde tuttuğunda da masumluğunu kaybetmez mi? Neden gerçeği kendimize saklamak hep daha masum gelir kendimize?

Şüphesiz ki gerçeği kendine saklamak da yalan söylemek kadar kötüdür. Bazı şeyleri söylemediğinizde aslında pasif kalarak masum olduğumuzu ve etliye sütlüye karışmadığımız anlarda çok daha sevimli olduğumuz önyargısına düşeriz. Bu bir hatalı düşünme örneğidir. Dünya üzerindeki milyonlarca hatalı düşünme örneklerinden sadece biri.

Yalan söylemek doğrudan bir olayın kötüye gitmesine sebep olur. Yalan söylediğimizde sonuç, aktif olarak katıldığımız bir eylem çerçevesinde meydana geldiği için, kendi adımıza pişmanlık duyar ya da üzülürüz. Ama yalan söylemeyip fakat gerçeği de kendi içimizde sakladığımızda birilerinin o gerçeği gün yüzüne çıkarmasını isteriz. O kişi biz olmayalım ama kim olursa olsun.

Bu örnek, bir olayda pasif kalmanın aktif kalmaya oranla ne kadar fazla tercih edildiğinin somut bir örneğidir. İnsanlar üzerlerine sorumluluk almayı reddederler ve böylece olayın büyüklüğü ya da çirkinliği bir nebze de olsa örtbas edilmiş olur. Sorumluluk almamak içgüdüsü insanları bu karara sevkeden en önemli faktördür. Halbuki gerçeği kendimize sakladığımızda sonuçta en ufak bir değişiklik olmuyor. Kötü olan yine kötü olduğuyla kalıyor değişen tek şey kötüde aktif ve pasif taraf olmak

Bu çelişkili durum örneği ne yazık ki pasif kalma lehinde tercih edilerek bir vicdan rahatlatma terapisi olarak kabul görüyor ve yine halbuki söylenmemişlikler vicdanı yaralayan en keskin bıçaktır. Bırakalım gerçek bizim dışımızda kalsın. Sadece bizim bildiğimizi sandığımız kaç bilgi ve gerçek var ki dünyaya ya da maneviyata dair? Hiç, bizim dışımızda mutlaka birileri bazı gerçekleri biliyor ve görüyor. Ama insan ne kadar da bu yönde telkinlere maruz kalsa da bu yazgısını yaldızlı Çokomel kağıtlarını tırnaklarıyla düzelttiği gibi düzeltemiyor insan. Çoğu zaman kader diyor, örseleyip geçiyoruz. Kaderden kaçılmaz!