Gereksiz Baba Korkusu

Gereksiz baba korkusu, özellikle gençlik çağında başlayan ve olan kişilerde ölene kadar devam eden bir korku türüdür. Ne dersem onu yap benliği ile bağdaştırmak makuldür. Gereksiz baba korkusunun temelleri çocukluk çağında atılır. Küçük yaşlarda otoriter bir babadan dolayı ilerideki yaşlarında arkasında hep bir “baba” nın etkisinin olacağını düşünen çocuk, bu korkuyu hayatının herhangi bir evresinde üzerinden atamaz.

Saygılı olmak ya da hürmet göstermek farklı bir şeydir; korkmak, çekinmek “ne der” demek çok çok farklı şeydir. Bizim kültürümüze göre baba en çok hürmet edilmesi gereken insanların başında gelir ki özellikle baba yaşlıysa bu konuya daha çok dikkat edilmesi gerekir. Fakat benim sözünü ettiğim korku tam olarak şudur: Babam ne der? Babama ne diyeceğim? Babam olsa ne yapardı? Ne yapsam da bu yaptığımdan babamın haberi olmaz?

Bu korkuyu maalesef çocukluk çağında yukarıdaki bahsettiğim bir çocukluk yetişme evresinde görürüz. Adı şudur: Ne dersem onu yap benliği. Otorite bu benliği iyice kendi içine çeker, sindirir. Daha sonra bu çocuk büyür ama karar anlarında babası ya da annesi gibi düşünmeye çalışır. Bu benlik altında büyüyen çocuklar, ileride çok büyük bunalımlara ve çıkmazlara sürüklenirler. İçine atma ya da söylememe gibi özellikleri de bulunan bu benlik sahipleri, günün birinde aniden bir patlama yaşar, sağı solu yıkmaya, küfretmeye ve o zamana kadar kendinde hiç görülmediği biçimde anormal hareketlerde bulunur. Anlam verilemesi bu güç hareketleri aslında ‘anormal’ karşılamamak gerekir. Çünkü temelleri çok haklı ve uzun sürelere dayanır.

Aynı zamanda gereksiz baba korkusu altında yetişmiş ne dersem onu yap benliği sahibi insanlarda muhakeme yeteceğinin azaldığını hatta bir otorite olmadan hareket edemediklerini görürüz. Bu müdür olur, öğretmen olur hatta kendisinden yaşça küçük çocuklar da olur. Birilerinin sürekli ‘hadi’ demesine ‘kışkışlamasına’ ihtiyaç duyarlar. Karar anlarında sağına soluma bakar, bir yerlerden bir telkin gelmesini beklerler.

Gereksiz baba korkusu olan insanların bir an önce bu korkudan sıyrılmaları gerekmektedir. Söylemek kolay ama bazen hayatta ayrımlar olur; bu ayrımları kaçırmamak gerekir. Bazı kararlar alabilmek için en başta sağınıza solunuza bakmayı bırakın. Bırakın sorumluluk sadece size ait olsun. Ölmezsiniz eğer ölümcül bir karar değilse. Ve hayatta kimi zaman yalnız kararlar almak mecburiyetinde kalırsınız o anlarda pişman olmayı kesin “babam olsa, patronum olsa ne yapardı” demekten vazgeçin. Eminim çok daha özgür ve kendi kendinize bir yaşam sizleri bekliyor olacak.