Hasret-e Müptelâ

İnsanlar insanlar içinde ,
insanlara hasret yaşarlar.
Bu cümleyi düşünüyorum yarım saattir .
Hasret kelimesi , sanırım insanın peşini asla bırakmayan bir kelime.
Karındaşı ve biraz daha az afilli olanı da özlem kelimesi.
Yani aslında biz hep birşeylerin hasretiyle yaşıyoruz gibi.
Okula başladıktan sonra mesela eskiyi özlüyorsun , sonra gençken çocukluğunu özlüyorsun , biraz daha büyüyünce gençliğini özlüyorsun . Gün geliyor yaşlanıyorsun ama halâ gençliğini özlüyorsun .
Dikkat ettim de yaşlılar çocukluklarını özlemiyorlar pek fazla , çünkü yaşlandıkça çocuklaşıyorlar.
İlginç. Onlar genelde gençliklerini özlüyorlar.
Kızların edalı işveli oldukları dönemler erkeklerin tatar Ramazan edasıyla , delikanlı tabirini sırtladıkları dönemler.
Sonra mesela yaz geliyor kışı özlüyoruz , sonbahar geliyor ilkbaharı özlüyoruz. Özlüyoruz yani insanın özlem kelimesine bir zaafı olmalı.
Farklı özlemler de var tabi.
İnsanı kavuran , içini dağlayan ,
gözlerini buğulu camlara dönüştüren hasret türküleri de var elbet .
Askerde ki nişanlısını özleyenler ,
Hapiste ki eşine hasret kalanlar ,
Bırakıp giden annesini özleyenler.
Hayat çok zor. Zor ve bitmeyen özlemler silsilesinin içindeyiz daima.
Kalabalıklar içinde bazen yitiriyoruz yalnızlığımızı , belki anlık sıyrılışlar yaşıyoruz ama kalabalıklar içinde dahi hasret çekiyor insan .
Çünkü , bilinçaltınız size birşeyler hatırlatmaya müsait konumda bekliyorsa derinlerde bir yerlerde , pat diye çıkıyor ortaya hasretin kokusu.
Bir şarkı duyuyorsunuz , bir şiir esintisi geliyor bir yerden , yada sahile vuran dalga sesi içinize işliyor.Özlüyorsunuz sonra.
Geçmişi özlüyorsunuz deli gibi.
Sanki saniyelik bile dönebilseniz ayaklarınız yerden kesilecek ama ne mümkün .
Şimdi böyle özlemek deyince muhtemeldir ki şu soruyu sormak istediniz , bunu yazdıracak kadar
neyi yada kimi özlüyorsunuz ?
El-cevap : Hiçkimseyi özlemiyorum .
Ben kendimi özlüyorum sanırım . Çocukluğumu , dostluklarımı , insanlara güvenebilme duygumu , sevebilme yetimi özlüyorum en çok .
İnsan birşeyleri yaşadıkça büyürmüş , olgunlaşırmış keşke çocuk kalsaydım.
Yada şarj aleti falan olsaydım Allahım insan olmak çok zormuş.
Yani aslında insan olmak değilde , kalb-i duygularıyla yaşamaya çalışan insan profilinde sebât etmek zormuş.
Duygularından arınmış ve birşeylere kör olmuş insanlar için zor değildir elbette sonuçta bir sorumluluk yok.
Kimi kırdım , incittim , dağıttım .
Aman şunu söyledim üzüldü mü acaba ? Tasası yoksa , insan kendi için tasalansın bence.
Kalbiyle yaşamaya çalışan insan olmak zor evet ama en azından bir yükü yok , tasası yok . Bir âh yok o kalbin üzerinde .
İşte tam da bu noktada asıl marifet :

” Ben kalbiyle yaşayanlar zümresindenim.
İnsanlardan beklemediğim şeyleri görsem de , gördüklerim yüzünden içtiğim sular sırtımda ki deliklerden akacak hale gelse de ben böyle olmaktan vazgeçmeyeceğim.Çünkü ben buyum .
Çünkü ben insanlara güvenmekten ve şans vermekten yanayım.Aldığım yaralar mühim değil, onlar beni büyüttü . Ben büyüdüm ve artık yaralarımı sarmadan da yaşamayı öğrendim . ” diye düşünebilmektir sanırım.
Bu düşüncenin gerekliliğini Alvarlı Efe M.Lütfi hz.’nin şu sözünü okuduğumda daha iyi anlamıştım :
” Kendi halim söylerem
gayri hikâyet itmezem
Derd ü mihnet yoldaşımdır
bu yola azm-ideli ,
Dost belasından başım
bir dem selamet itmezem .
Her ne kim Dost’tan gelir
sabır’û şakir durmuşam .
Âşıkam derdim yeter
özge feraset itmezem .
Âşık der incitenden,
İncinme incitenden
Kemalde noksan imiş ,
İncinen incitenden.”

Yani , müslümanlık ince insanlık
Dervişlik ince Müslümanlıktır.
İnciten zaten kusurludur ,
İncinmemekten kasıt ise,
sen hakikat peşindeysen şeytanın seni oyalamasına,içinde kin öfke biriktirmesine izin vermeyeceksin .
Dünya ahvalini düşünmeden, yaşadığın her imtihana rıza göstereceksin .
Rıza göstereceksin ki nefsi emmare mertebesinden sıyrılabilesin .
Fakat bizler, en ufak şeylere dahi inciniyoruz, incitiyoruz işte bu da bizim kemâl de ne kadar noksan olduğumuzun en katî ispatıdır.
Ezcümle siz yolunuzda yürüyün , kırmayın kırılmayın . Herşeyin adaletlice yerini ve yolunu bulacağı birgün var ona inanın .
Tıpkı Pirim Yunus Emre’nin dediği gibi
” Sevelim sevilelim ,
Dünya kimseye kalmaz “.

suhedaseyhan

Müderrise 📖 Çiçektim kırdın, bahçen bahar görmesin 🍃

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: