Hastalık Olarak Hırsızlık

Hırsızlık hepimizin bildiği ve tüm dünya kültürünün kabul ettiği şekliyle etik olmayan, çirkin ve asla tasvip edilmeyecek bir davranış. Hırsızlık kötü bir şey; yapılmaması gereken bir davranış. Peki hırsızlığın affı olabilir mi? Hırsızlık bir hastalık olabilir mi? Hırsızlık yapanlar çoğu zaman ihtiyaçları olduğu için mi bir şeyleri çalmıştır?

Öncelikle bir sosyal medya sitesinde gördüğüm paylaşımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Oldukça hoşuma gitmişti.

“Bazı çocuklar babalarının almaya gücü yetmediği için hırsızlık yapar, bazı babalar çocuklarının hırsızlık yapmaması için çalar. İkisi de büyüdüklerinde babaları gibi olur.”

Hırsızlık, çoğu evrensel etik anlayışına göre yanlış ve yapılması kesinlikle tasvip edilmeyen bir davranış olsa da hırsızlığın pek çok yönüyle hala aydınlatılmaya gerek bir konu olduğu bir gerçektir.

Hırsızlık çoğu zaman ihtiyaç çerçevesinde yapılan bir kötülük değildir. Hırsızlık, kimi zaman bir hastalık olarak da karşımıza çıkabilir.

Hırsızlık vakalarına en azından hepimiz herhangi bir yerde herhangi bir zamanda karşılaşmışızdır. Özellikle umuma açık yerlerde örneğin yurt gibi birçok insanın beraber yaşadığı muhitlerde hırsızlık olaylarına rastlamak mümkündür.

Hırsızlığın en önemli sebebinin ihtiyaç olduğu ise büyük bir yanlıştır. Bir hastalık olarak değerlendirmek gerekirse hırsızlık, ihtiyaç dışında da gerçekleşebilir. Buna “hırsızlık hastalığı” demek daha doğru olacaktır.

Örneğin kişinin ihtiyacı yokken bir başkasının saatini ya da elbisesini izinsiz olarak kullanması ya da alması hırsızlık, özel mülkiyetin gaspıdır. Bu çerçevede değerlendirdiğimizde hırsızlığın hiçbir savunulur yanı yoktur. Fakat hırsızlığa bir hastalık olarak bakmak gerekirse bunun çok daha anlaşılır bir şey olduğunu görüyoruz.

Çevremizde özellikle yurtta kalan bireylerin bu konuyu daha iyi anladığını düşünüyorum. Hırsızlık bir hastalık halini aldığı zaman, kişide izinsiz aldığı eşyanın kullanım hakkının olmadığı düşüncesi yer edinir. Bu düşünce ise alınan eşyaların gerçek sahibinin olamayacağı, kullanılsa da bunun etik anlamda bir sorun teşkil etmeyeceği anlayışının doğmasına neden olur.

Bu düşünce hastalığın en önemli aşamasıdır. Kişinin hastalıktan kurtulması, bu düşünceden sıyrılmasıyla anca mümkün olabilir. Zira hukuki olarak bir vakanın hırsızlık sayılabilmesi için söz konusu eşya ya da malın bir başkası tarafından izinsiz veya bir süre kullanılması gerekmektedir.