Herşey Birilerine Daha Büyük Paralar Kazandırmak İçin

Sabahın erken saatlerine kurulan, beyinleri kaynatan telefon alarmları, insanı çileden çıkaran, bitmek bilmeyen trafik çilesi;geç kaldın,erken çıktın,molayı aştın dırdırı içindeki iş stresi, akşam eve dönüşünde yorgunluktan kendisini salmış omuzların takatsizliği, keşmekeşten bunalan insanların sıradanlığa dönüşümleri…

Yani kısacası insanoğlunun çoğu uğraşı birisine ya da birilerine daha büyük paralar kazandırmak için.

Ahmet,sabahın beşinde kalkıp metrobüsle 20 durak ötedeki iş yerine sırf birisine daha büyük paralar kazandırmak için gidiyor. Şanlıysa şayet oturarak çoğu zaman metrobüsün soğukluk hüviyeti aksolunmuş demirlerine tutunarak.

Zeynep,her sabah bin bir çileyle girdiği “iş yeri” çatısının atında akşamın altısına yedisine bazen sekizine kadar insani duygularından “muaf” vaziyette makina misali çalışıyor.Ve yine birilerine daha büyük paralar kazandırmak için.

İster özel olsun ister devlet sektörü olsun her kurumun kendilerine daha büyük paralar kazandırmak için tuttuğu maaşlı ve yahut yövmiyeli bir nevi köleleri var.

Verirlerse eğer haftada bir ya da iki gün izin o da çalışanların kendilerini şükranla yad etmelerini sağlamak için.
“Biz sizi bu şartlar altında çalıştırıyoruz ama bakın size koskoca “bir” gün bahşediyoruz.

O bir günde insanların durumu,halleri,yüz hatları çoğu zaman içinde bulunduğumuz dünyayı özetler nitelikte.Mutlu olmasını bekleyemezsiniz bu insanlardan akşam eve geç geldiği için göremediği çocuğunu görme izni,sokaktaki mısırcıdan közlenmiş ya da haşlanmış mısır yeme izni,boğaza karşı yahut beton duvarlara karşı sevgilisi ya da eşiyle karşılıklı iki çay içme izni…
Toplumumuzda o kadar kanıksanmış bir olgu ki bu insanlara işinin dışındaki her bir davranış ya da hareket bir lütufmuş bir ikrammış gibi geliyor.

Bir de yıllık izinler… Azat edilmişçesine hür hissediyorsun, ama son günü bunun sadece on-on beş-yirmi gün ile sınırlı olduğunu anımsatan bir program hafızana yüklenmiş gibi o histen ayrılıyorsun. Tekrar monotonlaşan dünyana dönüyorsun.

Akşam evine geliyorsun geç vakitte yorgun argın. Ülkede ne olmuş,ne bitmiş merak ediyorsun tabi.Ana haber bülteni geçtiği için haber kanallarının sırf haber olsun diye ekranlarına koyduğu birkaç magazinsel “haberimsi” şeyler izledikten sonra “iyi birşeyler yokmuş” deyip devriliyorsun yatağına.

Ülkemiz insanlarının eminim ki önemli bir kısmı yukarıdakine aşağı yukarı benzer bir hayata sahip.Şu hayat düzenimiz de dahil herşey birilerine daha büyük paralar kazandırmak için.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir