Kapitalizmin Çarkları ve İşçiler

Kapitalizmin her şeyin sorumlusu olarak kendi içinde geliştirdiği bir sistem var. Sistem şöyle: Halkalar haline büyüyen bir zincir var. Ve o zincir her halkasında büyüyen bir yapıya sahip. Gölün ortasına bir taş attığınızda suyun ilk başta küçük daha sonra büyük halkalar çizmesi gibi artan bir halkalı zincir. Daha fazla uzatmadan somutlaştırmak istiyorum. Sistemin en önemli parçası en küçük çarklardı yani işçiler. Fakat işçiden büyük olan her kademe, ondan daha eşit ve daha adaletli bir sisteme göre değerlendiriliyor, ona göre büyüyordu.

Kapitalizmin sisteminde en küçük parça tüm mekanizmayı çevirmeye muktedirken, bu güç kendine bağlı diğer güçlere de enerjisinden bir parça vererek koca çarkı çevirebiliyordu. Belki sistemin en önemli parçasıydı ama değer olarak en önemsiz parça da oydu. Örneğin kendisine eklenen her parça onu yönetmek ve ona sahip çıkmak üzere sisteme eklenmişti. Sonra o eklenen mekanizmayı da denetleyen bir mekanizma ve böylece çark (halka) büyüye büyüye en büyük çarkın hareket etmesini sağlıyordu.

Fakat çark, bir buzdağı gibiydi ve suyun üzerinde gözüken sadece en büyük çarktı. Halbuki buzdağının görünmeyen kısmında çok daha büyük zincirleme bir sistem vardı.

Komünizmin eleştirdiği nokta burası. Zincir halkalar halinde ilerken her halka büyüdüğünde veya sisteme her bir halka eklendiğinde adaletsizlikler, eşitsizlikler de büyüyordu. Dünya sizi görmüyor yalnız görünen, o en büyük çarkı gözlemleyebiliyordu. Örneğin en çok kazanan en büyük çarktı; en az kazanan ise en küçük çark. Oysa en büyük çarka büyük paraları kazandıran, en küçük çarktı.

İşçi kesimi her yerde enerjisinden sömürülmeyi istenen bir sınıftı. Her güç ve sermaye sahibinin faydalanmak isteyeceği ucuz enerji gücü. Ve işçiler bu sistemde hayatlarını mimimize bir şekilde devam ettirebilmeleri için düzenin en önemli ama en değersiz parçası olmaya mahkum oluyorlardı. Fakat potansiyel bir güç ve tehlikeydiler. Marx’ın dediği gibiydi her şey: “Toplumsal konumu gereği proletarya, sınıfsal devrimi gerçekleştirecek en önemli güçtür”