Kültür Nedir? Evrensel Kültüre Katkıda Bulunmak Neden Önemlidir?

Bir ülkenin kültürü, kendi içinde kavrulan ve belirli bir kimliğe ulaşan bir olgudur. Yani kültür içe hitap eder. Edebiyatla, toplumsal düzenle veya orduda ne yapmışsanız kendinize yapmışsınız demektir. O yaptıklarınızdan en iyi yine bağlı bulunan vatandaşlar anlar. Edebiyat veya başka alanlarda yapılan başarıların elbette herhangi bir değeri yoktur diyemeyiz. Büyük oranla milletler, diğer milletlerin kültürlerinde ne kadar var oldukları veya kültürlerine ne derece etki ettiğiyle değerlendirilirler. Dünyada belli başlı medeniyetler vardır: Çin medeniyeti, İran medeniyeti, Türk medeniyeti, Avrupa medeniyeti gibi. Bazı araştırmacılar Türk medeniyetinin başlı başına bir kültür olduğunu kabul etmeseler de çoğu tarihçi ve yazar, Türk medeniyetini diğer medeniyetleri de içine alarak, geniş bir kültür kapsamında değerlendirir. Asıl konuya dönmek istiyorum. Örneğin bir kültür sadece edebiyatla, askeriye ile ya da yönetim şekli ile diğer devletlerin takdirini kazanamaz. Evrensel bir kültür oluşturmak istiyorsanız bilim ve teknik konusunda dünya mirasına katkıda bulunmanız gerekir.

Milletler gelip geçmiş; devletler yok olup gitmiştir. Tarihte dünya mirasına en ufak katkıda bulunmamış ve tarih sahnesinden silinmiş onlarca kavim var üstelik. Bir kültürün sağlam ve temeli olan bir kültür olarak değerlendirilmesi için yukarıda sözünü ettiğim maddeleri gerçekleştirmesi gerekir. Örneğin dünya, 5000 yıl daha ömür sürse her çağda hatırlanacak ve minnet duyulacak şeyler yapmalı. Sadece birtakım özelliklerini sivriltmesi ile sağlam bir kültür oluşmaz. Örneğin Roma kültürü sağlam bir kültürdür. Neden? Çünkü Roma, hem askeriye alanında, hem hukuk alanında, hem de yönetim alanında başka milletleri etkilemiş bir devlettir. Tepki çekmeyen bir örnek olduğu için Roma’yı örnek vermek zorunda olduğumu söylemeliyim.

Öte yandan kültürlerin kalıcı olması, kalıcı ögelerin aşılanması ile mümkündür. Bilinçli bir neslin inşası ile kültür, insanlığın sonuna kadar taşınır. Kültür, bir milleti yaşatan en önemli unsurdur. Örnek verelim: Yahudiler. 3000 yıla yakın devletsiz, başka devletlerin gölgesinde, boyunduruk altında yaşayan İbraniler (Yahudiler) ölü dinlerini ve dillerini yeniden diriltmişlerdir. Bunda kültürlerinin çok ama çok büyük katkısı vardır.

Dünya medeniyetinde yeriniz olmazsa kimse sizi muteber saymaz. Kendi öz medeniyetinize katkıda bulunmak bir övünç kaynağı olmaktan çıkmalıdır bana göre. Ve bana göre milli idealimiz gökdelenler inşa etmek olmamalı. Sizleri Aziz Sancar’ın bir anısına götürmek istiyorum. Hem kendimize hem toplumumuza öz eleştiri olarak okumanızı istiyorum:

Geçtiğimiz günlerde, Aziz Sancar, uluslararası bir ödül almıştı. Ne yazık ki bu beni gururlandırmadı. Ödül, ona o imkanı veren devlete gitti, bilime destek veren ülkenin itibarı arttı maalesef. Evet, Aziz Sancar bu ülkenin bir evladı ama neden Türkiye’de bilime devam etmeyip, Amerika’ya gitti. Cevabı şu sözlerle veriyor.

“Ben orada, çalışmalarıma devam ederken, kimse bana ne yapacaksın diye sormadı. Ne istersem verdiler, her türlü desteği, imkanı sundular”

Şimdi Aziz Sancar, Türkiye’de kalsaydı, ödül alabilir miydi? Türkiye’de çalışmalarını yaparken ona her türlü maddi ve manevi destek verilebilir miydi? Aziz Sancar’a “sana o kadar para verdik, sonuç nerede?” demezler miydi?