Ne AKP İslamcıların Ne de CHP Atatürkçülerin Partisidir

Parti kavramının içinin bu denli boşaltıldığı başka bir dönem yoktur zannımca. Zira kimi tutsan elinde kalıyor. Bu iyi dediğin kişi yarın bambaşka bir çizgide devam edebiliyor. Tıpkı AKP ve CHP gibi. Bugün ne AKP İslamcıların ne de CHP Atatürkçülerin partisidir. İkisi de amacından uzaklaşmış; güttüğü ideolojiden sapmıştır. 

Zamanında AKP’ye oy vermiş ve hala oy vermeye devam eden insanların oy verme sebepleri AKP’nin dini boyutudur. Yani AKP, ülkedeki muhafazakar kesimden ciddi oranda bir oy almakta. Bunda onlara yaşattığı ve varlığını esirgemediği bir din olgusunun etkisi yadsınamaz. Vatandaş AKP’ye “din elden gidiyor” diyerek oy veriyor ama işin aslı değneğin öte tarafı hiç de öyle değil. 

Daha önce burada dindarlık ile dincilik arasındaki farkı açıklamaya çalışmıştım. AKP dindar değil dincilik oynamaya çalışan bir parti. 

Gelelim Cumhuriyet Halk Partisi’ne. Son Kurultay kararının iptali sonrasında bu fikir tamamen oturmuştur diye düşünüyorum. Eşitliğin ve parti içi demokrasinin oturduğu bir parti olarak gösterilen CHP’nin geldiği konum içler acısı. 

Herkes ayrı telden çalıyor. Genel başkanın dediği ile parti sözcüsünün dedikleri nasıl böyle ters olabilir? 

Partide bir iç iletişim sıkıntısı olduğu muhakkak. Öte yandan partinin çizgisinde de ağır kaymalar var. Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olması gereken CHP’de ciddi bir PKK sempatizanı üye var. 

Bu parti içi hiyerarşiye zarar verdiği gibi partiye oy veren ya da verecek olanlara da zarar veriyor. Bu noktada Kemal Kılıçdaroğlu’nun duruşu ise ayrı bir yazı konusu. Koltuk sevdalısı olmakla itham ettiği Erdoğan’la aynı noktada olan birisi. CHP’den ya kasetle ya da teneşirle gidecek. Politikaları yanlış mı? Çoğunlukla. Ama Atatürkçü olmadığı her şeyden çok daha açık. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir