Neden Rasyonel Düşünmeliyiz?

Rasyonel hareket etmeli, rasyonel düşünmeliyiz bazı şeyleri. Hayatımızı daha güvenli kılmak adına kısaca rasyonelliği elden bırakmamak gerekir. Karşımıza çıkan olaylar bazen bizi duygusal davranmaya, kararlarımızı mantık süzgecinden geçirmeden vermemize sebep olur; yeri geldiğinde duygusal davranmaya ve duygularımızla hareket etmeye de ihtiyacımızın olduğu bir gerçektir. Fakat içinde yaşadığımız dünyada mantığı ve ihtiyatı elden bıraktığımızda bir şeylerin kontrolümüz dışında, istemediğimiz doğrultuda ilerlediğini görürüz.

Bilginin gerçekliğini ve zihindeki örtüşenle uygunluğu gibi felsefi açıdan analiz etmek, işi derin boyutlarda kavramaya yol açacağından dolayı sade ve berrak bir karar mekanizmasıyla olayları çözmeye koyulmalıyız. Komplike bir yapıyı elbette ki basit düşünme yoluyla alt edemeyiz; fakat mantıklı düşünmeyi de kendimize bir düstur edinmeliyizdir.

Rasyonel düşünmenin kökenine indiğimiz vakit bize ait olmayan bir olgudur. Sahiplenme çerçevesinde kültürümüz Doğu’nun izlerini taşır; Doğu her zaman irrasyoneldir.

Örneğin bunu Aristo’nun retoriği ile açıklayabiliriz. Kitleleri ve kişileri ikna etmek için üç temel aşama vardır.

Mantıklı argümanlar (rasyonellik)
Duygusal argümanlar (irrasyonellik)
Kişilik

Bu üç aşamaya baktığımız zaman Doğu, yalnızca duygusal argümanlara, Aristo’nun deyimiyle ‘pathos‘a dahil olan bir kültürdür.

Sözün kısası, geleceğimizi güvence altına almak, kaderi biraz daha avuçlarımızın arasına almak ve sorumluluklarımızı azaltmak adına rasyonel düşünmeye kendimizi koşullamalıyız. Neden? Mensubu olduğumuz çağ, artık verilen herhangi bir karardan çeşit çeşit sorumluluk ve yükümlülük doğuran silsileleri içinde barındırıyor.

Fevri hareket etmek, kısa vadede zararlı olmayabilir; rasyonelliğin ise hem uzun vadede hem de kısa vadede zararı pişmanlık vermeyecektir. Her şeyden önce mantığı, kararlardan ve duygulardan önce kademeye dahil etmeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir