Netflix ve Eşcinsellik

Eşcinselliğin modern dünyada yavaş yavaş kendine yer bulması, 21. asrın başlarında görülmüş ve daha sonra çeşitli kampanya ve halkla ilişkiler çalışmalarıyla eşcinsellik toplumda kabul görülmesi gereken bir kurum haline getirilmeye başlanmıştır.

2000’li yılların başlarında eşcinsellik furyası televizyon dizilerinde kendine yer bulmuş ve çok daha sonra Netflix gibi dijital platformlarda da sıkça yer almaya başlamıştır.

Günümüzün en büyük Online dizi izleme platformlarından biri olan Netflix’te de eşcinsellik bir özendirme boyutunda gösteriliyor. Neredeyse her dizide eşcinsel sahneler veya temalar işleniyor. Bu durum ise

Kimse dışlanmasın, kimseyi incitmeyelim, herkesi kucaklayalım havasında yapılan bu çalışmalar, eşcinselliğin zaman içerisinde genel kabul görmüş bir durum olmasına da zemin hazırlamıştır.

Ayrıca bu karşıtlığın homofobi ile ilgisinin olmadığını düşünüyorum. Zira Netflix’in eşcinsellik içeren çoğu sahne ve filminde yapmacıklık ve zorlama var. Bu bariz bir şekilde görülüyor. Bu zorlama ve yapmacıklığın altında farklı sebepler aramalı mıyız?

Bence aramakta fayda var. Nitekim, bu tarz borbardımanların arkasında mutlak surette başka şeyler yatıyordur. Her ne kadar Amerika’da her 100 kişiden 20’si kendini eşcinsel olarak görüyor ve öyle tanımlıyor olsa da Türkiye’de durum Amerika’daki gibi değil. Eşcinselliğin yüzyıllardır süregelen bir durum olduğunu ve bunun çeşitli dizi ve filmlerle artık daha da belirgin bir hale gelmeye başladığı yorumlarını da yine Amerika örneği için verebiliriz. Ancak ülkemizdeki durum, yukarıda da değindiğimiz gibi, Amerika ile bir değil.

Türkiye’deki LGBT eylemlerinin içeriği düşünüldüğünde ‘haklıyken haksız duruma düşmenin’ örneğini görüyoruz. Amaç doğru olabilir ancak araç yanlış. Kimse, her yıl İstiklal Caddesinde Onur Yürüyüşü düzenleyenlerin gerçekten toplumda kabul görme niyetleri ile yola çıktıklarını söylemesin. Söyleyenlere de bu yıl Onur Yürüyüşüne destek için kızıyla, çocuğuyla ya da yeğeniyle gitmelerini tavsiye ederiz.

Homofobik olmanın bir suç ya da hastalık olmaması gibi eşcinsel olmanın da bir suçu, kusuru ya da ayıbı yoktur. Eşcinsellik toplumun hemen her tabakasında görülebilir ancak eşcinselliği özendirecek eylemler ve tutumlar belirli bir mantıkla değerlendirilemez. Tıpkı Netflix ve benzeri platformların artık özendiricilik boyutundaki içerikleri gibi.

Şu an herhangi bir Türk televizyon dizisi eşcinsellik teması üzerine bir dizi çekmedi ama kim bilir yakın bir gelecekte bir Türk televizyonunda da eşcinsellik temasında bir dizi seyredebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: