Orta Doğu’da Su Sorunu

Su, geleceğin en önemli sorunları arasında gösteriliyor. Hatta olası küresel savaşların da su kıtlığından çıkacağını dile getiren stratejistlerin sayısı hayli fazla. Suriye İç Savaşı‘nın da su sıkıntısı nedeniyle ortaya çıktığını söyleyen uzmanların görüşleri de çarpıcı nitelikte.

Washington merkezli düşünce kuruluşu olan Atlantic Council’dan Dr Peter Engelke’ye göre Suriye İç Savaşı’nın tam olarak nedeni su sıkıntısı. Engelke: “2007-10 yılları arasında Suriye tarihinin en kötü kuraklığını yaşadı ve kırsal bölgelerden yüzbinlerce kişi şehirlere göçe zorlandı” diyerek suyun savaştaki önemine dikkat çekiyor. Bugün Orta Doğu’nun başlıca su kaynakları;

  • Dicle
  • Fırat
  • Asi 
  • Şeria ve 
  • Nil Nehirleridir.

Bu nehirlerin kaynakları ve döküldükleri yerlerin farklı olmaları, devletler arasında ciddi krizlere ve siyasi gerilimlere neden olmaktadır. Bugün Nehirlerin siyasi öneminin tarihte hiç olmadığı kadar arttığını görüyoruz. Orta Doğu’da bulunan nehirlerle, bu nehirlerin kriz oluşturduğu devletler şöyle:

  • Nil Nehri: Mısır, Suriye, Etiyopya
  • Şeria Nehri: Ürdün, Suriye, İsrail
  • Fırat Nehri: Irak, Suriye, Türkiye
  • Dicle Nehri: Irak, Suriye, Türkiye
  • Asi Nehri: Türkiye, Suriye

Bölgede, nehirlerin önemli hale gelmesiyle bölgesel işbirlikleri de artmıştır. Örneğin 1987 yılında Suriye’nin başkenti Şam’da imzalanan ‘Ekonomik İşbirliği Protokolü‘ gereğince Türkiye, Fırat Nehri’nden Suriye’ye saniyede 500 metreküp su bırakmayı kabul etmiştir. Ayrıca Türkiye, Fırat ve Dicle Nehirlerinin suyunu Arap Yarımadası’na kadar taşıyacak olan ‘Barış Suyu Projesini‘ ortaya atmıştır.

1990’lı yıllara gelindiğinde Türkiye ile Suriye ve Irak arasında filizlenmeye başlayan su sorunu, 1999 ve 2001 yılları arasında bölgedeki su kaynaklarının kuruması ve neticesindeki kuraklık ile birlikte yerini gerginliğe bırakmıştır. Türkiye’nin su sorununda çözümü, suyun daha verimli kullanılması iken Suriye’nin Fırat ve Dicle için paylaşım tezi sunması meselenin çözümünü engellemektedir.

Bölgedeki Arayışlar 

Orta Doğu bölgesinde su sorununa en yaratıcı ve radikal çözümler İsrail’den gelmektedir. Suyu, ulusal güvenlik meselesi olarak gören İsrail, Tel-Aviv yakınlarında tesis ettiği su arıtma tesislerinde 140 milyon metreküp su üretiyor. Bu su ayrıca tarımda da kullanılıyor. İsrail’de sulamada kullanılan suların, bu arıtma tesisler sayesinde, %40’ı atık sudan elde ediliyor. Öte yandan ayrıştırılan diğer maddelerden elde edilen metan gazı da yenilenebilir enerji kaynaklarında kullanılıyor.

Savaşlar Su’dan Çıkıyor

Orta Doğu’daki savaşların asıl nedeninin ‘su’ olduğuna dair ciddi çalışmalar var. Bunlardan biri de 2030  Water Resources Group. 2030 Water Resources Group’tan Anders Berntell ise Boko Haram ile Eş Şebab’ın da gençlerin “doğal kaynakların sınırlı olması, toprakların verimsizleşmesi ve su sıkıntısı nedeniyle yaşamsal olanaklarının sınırlandığının farkına vardığını ve kolayca radikalleştiklerini” söylüyor.

Coca-Cola Örneği

Bu konuda uluslararası kuruluşlara oldukça büyük sorumluluklar düştüğünü ifade eden çalışmalarda Coca-Cola örneği dikkat çekiyor. Şirket, 30’a yakın fabrikasında su ihtiyacını deniz suyundan arıtarak sağlıyor. Fakat yetkililer, bu yöntemin kalıcı olmadığına da dikkat çekiyor.

Berntell, pek çok uluslararası şirketin su sorunu konusunda devletlerden daha fazla çalışma yaptığına dikkat çekiyor. Örneğin Coca-Cola Kamboçya’da ve Bangladeş’te kurduğu fabrikalara hammadde sağlayan tarlaların damlama yöntemiyle sulanması için yatırım yapmış.


Kaynaklar:

  • http://www.bbc.com/future/story/20170412-is-the-world-running-out-of-fresh-water
  • KPSS 2017 Tarih Konu Anlatımlı, Kemal Karakaya, Kurultay Yayınevleri, s,424

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir