Pragmatizm Nedir?

Pragmatizm, pragmacılık ya da faydacılık ve yararcılık. Eski Yunancada ”iş, eylem, uygulama” anlamlarına gelen ”pragma” sözcüğünden türemiştir. Özünden ”faydalı olan bilgi doğrudur” felsefesi yatan bu düşünce sisteminde bir işin nasıl yapıldığı değil nasıl sonuçlandığı önemlidir. Yani bir işi sonucuna göre değerlendirmek pragmatizmin temel felsefesini oluşturur.

Faydacılık ilk olarak William James  (1842-1910) tarafından tanınmış ve popüler hale getirilmiştir. Fakat pragmatizmi İngiliz toplum bilimci ve filozof Bentham ve Antik Yunan filozofu Epikür de yorumlamıştır. Bentham’a göre faydacılık ”herkesi en mutlu yapabilecek şeylerin yapılması ve konuşulması” şekliyle tasavvur edilmişken Yunan filozof Epikür ise ”kişiyi en mutlu eden şeyin yapılması” şekliyle faydacılığı ifade etmişti.

Aynı zamanda faydacılığın ilk mimarları Protagoras ve Gorgias gibi Sofistlerdir. Protagoras’a göre insan ”her şeyin ölçüsüdür”. Örneğin üşüyen insan için rüzgar soğuk, üşümeyen için soğuk değildir. Bu örneklerle de Protagoras faydacılığın ”herkes için genel-geçer bir bilgi olmadığı” yönünde ilk görüşleri sunan kişi olmuştur. Ve yine Protagoras’a göre ”herkes için geçerli bir doğru bilgi olmadığına göre, hakikat değil kişiye yararlı olan aranmalıdır”. Bu kapsamda düşündüğümüzde Pragmatizmin kökenlerinin ”görecelik ve kuşkuculuk” olduğunu söyleyebiliriz.

Daha sonra Faydacılık, 19. Yüzyılda Sanayi Devrimi sonrasında değişen dünya koşullarında yeniden tartışılmaya başlanmıştır. Bu yüzyılda pragmatizm sistemli bir bilgi öğretisi şekline dönüşmüştür. Faydacılık ilk kez Amerika’da ortaya çıkmış ve başta Peirce, William James ve John Dewey gibi isimlerle temelleri atılmıştır. ”Bir düşüncenin değeri, o düşüncenin pratik amaçlarına bağlıdır” diyen Peirce bu sözüyle kimi uzmanlar tarafından Pragmatizmin kurucusu sayılmıştır. Ancak Pragmatizmi sistemli bir öğreti haline getiren kişi yukarıda da belirtildiği üzere William James’tir.

İnsan varlığının temel amacını ”kendi varlığını korumak ve savunmaktır. Bu da ancak tavır takınmak ve bir eylemde bulunmakla sağlanabilir. O halde düşünce eyleme bağlıdır ve düşünceyi eylemden ayırmak yanlıştır.” şeklinden açıklayan William James, ”yarar sağlayan bilgi, doğru bilgidir” diyerek Pragmatizmi özetlemiştir.

Öyle ki bir Pragmatist için hakikat kavramı ”başarıya ulaştıran pratik bir sonuçtur”. Yani hakikatin ölçüsü ”yarar”dır. Mesela klasikleşen bilgi kuramının tanımına göre ”doğru bilgi nesnel gerçeklikle uygunluk” değil, doğru bilgi faydalı olandır.

Pragmatizme bir düşüncenin doğruluğu veya geçerliliği, o düşüncenin pratik sonucuyla ölçülebilir. Pragmatist düşünürler bu sonuçları ölçerlerken sayısal verilerden de yararlanmışlardır.

Pragmatizmin Eleştirilen Yanları

Pragmatist düşünce öğretisi, bilgi kuramı için savunulamaz bir düşüncedir. Zira insana yarar sağlamayan ama hakikat olan bilgi var olduğu gibi, yarar sağlayan ancak hakikat olmayan bilgiler de vardır. Örneğin gündelik hayatta yalan söylemek kimi zaman yararlı olabilir ancak bu yalanın doğru veya hakikat olduğunu göstermez.